Sayfalar

28 Eylül 2014 Pazar

Son Zamanlarda..

Merhabalar..


Aylar geçmiş bloguma yazmayalı.. Arada bir mail kutuma yorum bildirimi gelmese bakacağım da yok sanırım. Bunca emek verdiğim, sayesinde değerli bir çok dost edindiğim blogumdan böylesine uzaklaşmış olmaktan ötürü çok üzgünüm..

Biraz önce arama motorlarından gelenleri incelerken, aylar sonra bile hala koyukırmızı blog olarak aratıp gelenleri gördüm. Bir anda ortadan kaybolmaktasa, en azından beni merak eden birileri varsa, onlar için bu yazıyı yazmam gerektiğini düşündüm..

Blogumu ilk açtığım zamanlarda diyete başlamış ve sizlerin güzel yorumlarından aldığım motivasyonla 25kg kadar incelmiştim. Sonra bir şeyler oldu ve ben o istikrara bir daha dönemedim. Senelerdir diyetisyen diyetisyen gezip, onlarca kilo verip, geri alıyordum. Hayatımın kısır döngüsü haline gelen bu durumu çözmek için çalmadığım kapı kalmadı. En son sorunumun bilinçaltımla alakalı olduğunu düşünüp, çözmek için bir yaşam koçuyla çalışmaya başladım. Öncelikle danışan olarak çıktığım bu yolda o kadar çok şey öğrendim ki, artık sadece danışan olarak değil, bunu meslek olarak da yapabilmek için de eğitimlere katılmaya başladım.

Dolayısıyla hayatımın en büyük sorunu olan kilolarıma şimdilik sadece şükran duyuyorum. Çünkü geleceğimi planladığım ve hangi mesleği yapacağım şeklinde karışıklıklar yaşadığım bu dönemde yoluma ışık tuttu..

Diyetisyene artık gitmiyorum çünkü doğru beslenme konusunda senelerdir gezdiğim diyetisyenler sayesinde oldukça bilgilendim. Hayatımın da, kilolarımın da sorumluluğunu kendi üzerime alıp, belli bir listeye bağımlı kalmadan, sık ama az yiyerek ve spor yaparak kilo vermeye karar verdim. Aynı zamanda eğitimlerden edindiğim bilgileri (çeşitli bilinçaltı ve nefes teknikleri) de, bu sağlıklı yaşam biçimine uyguladığım vakit çok güzel sonuçlar aldığımı gördüm. 

Dolayısıyla, zaten senelerdir ilgi duyduğum kişisel gelişim konusunu bir meslek olarak hayata geçirme fikrimden ötürü vaktimin çoğunu çeşitli kitaplar okumak, eğitimlere ve seminerlere gidip, daha çok bilgilenmek ve kendimi geliştirmek amacıyla harcıyorum. Üstelik bu sene açıköğretimden Sosyoloji bölümünü okumaya başlayarak, akademik anlamda da psikoloji alanına yönelmek niyetindeyim.

Blogumu ihmal etmemin en temel nedenlerinden birisi bu. Ancak bunun kadar önemli olan bir diğer sebep ise artık elimin blog yazmaya gitmiyor oluşu. Yeni bir ürün alıyorum, kullanıyorum, deniyorum ve fikirlerimi paylaşayım dediğim noktada elim fotoğraflarını çekmeye bile gitmiyor. Blogumu açtığım dönemdeki samimiyeti buralarda bulamıyorum artık. Hepimiz, özellikle de, kozmetik bloglarında yaşananların farkındayız. Bu yüzden bu konu hakkında söyleyebileceğim çok fazla bir şeyim yok. Bir çokları gibi benim de blog konusunda tadım, isteğim, hevesim kaçtı..

O yüzden en azından hevesimi ve isteğimi tazeleyene kadar, bir süre daha buralarda olmayacağımı haber vermek için bu upuzun yazıyı buraya bırakıyorum. Döndüğümde ise kozmetik, diyet konularının yanı sıra bloguma kişisel gelişimle ilgili yazılar da eklemeyi planlıyorum. Dolu dolu bir içeriğim olsun ve beni okuyan herkes bir şeyler öğrenip gitsin istiyorum..

Döndüğümde buralarda olun ve beni yalnız bırakmayın olur mu :)

Sevgiler..