Sayfalar

30 Mayıs 2014 Cuma

Alice'den Gelen Sürpriz Hediyelerim :)

Merhabalar..

Hediye yazılarıma tam gaz devam ediyorum :) Geçen ay doğumgünümdü. Alicemakyajdiyarında blogunun sahibi ve çok sevdiğim arkadaşım Alice bana çok güzel bir sürpriz yaptı :)

Doğum günümden 1-2 gün önce, eve geldiğimde yatağımın üstünde bir paket beni bekliyordu. Böyle durumlarda o paketle bir süre bakışırım ben, bu ne kimden geldi diye. Nedense gönderenin ismine bakmak sonradan aklıma gelir :) 


Kargo poşetini hızlıca yırtıp, hediyelerime ulaştım :)


Bu hediyelerin yanı sıra, alttaki resimde göreceğiniz güzelliklere ayrıca bayıldım. Çok süslü püslü, özenerek paket hazırlamış Alice'cim bana :)


Hediyelerimin hepsine topluca bakalım :)


Detaylı olarak hediyelere de bakacağız tabiki ama ojelerin ve testerların tek resmini çekmeyi unutmuşum. Ojelerin renklerine bayıldımm. Testerları da keyifle kullanıp, yeni ürünler denemiş olacağım :)


Yves Rocher duş jellerini zaten çok seviyorum. Ama Hint Pamuk Çiçeğini ilk kez deneyeceğim. Kokusu muhteşem :)
Isananın el kremini de ilk defa kullanacağım. Aslına bakarsanız bu paketten çıkan her şey benim için ilk :)
BBW vücut losyonunun kokusunu da çok sevdim :)


Vücut yağları, özellikle benim gibi kuru citliyseniz, hem nemlendirme hem de pratiklik açısından çok kullanışlı. Elimde bir sürü vücut yağı var. Duştan çıkıp, vücuduma sürüyorum ve havluyla fazlasını alıyorum. Wellness&Beauty'ninkini de ilk defa kullanacağım :)
RDL temizleme sütü ise, özellikle tatile gideceğim zamanlarda yanıma almak için çok ideal olacak :)
BBWnin vanilya ve lavantalı olan vücut losyonunun kokusunu da çok sevdim :)


H&M'in kozmetik ürünlerine ulaşmakta çok zorluk çekiyorum. Bu lipglossunu da deneme imkanım olacak. NYC'nin şimdiye kadar sadece mascarasını kullandım. Nemlendirici özellikteki rujları seviyorum. Yeterince kullandıktan sonra yorumlarımı da paylaşacağım:)
Essence'in tekli farının rengini de çok sevdim. Hem far hem aydınlatıcı olarak kullanılabilir diye düşünüyorum. Deneyince yine blogda olacak :)
Dalan'ın bu minik sabunlarını da çok seviyorum :)

Bu güzel ve özenle hazırladığı paket ve sürprizi için Alice'e çok teşekkür ediyorum. Beni hem çok şaşırttı, hem de çok mutlu etti :))

Sevgiler!

27 Mayıs 2014 Salı

Seregon'dan Gelen Hediyeler :)

Merhabalar..

Bundan bir kaç ay önce Seregon'sWorld blogunun sahibesi Selin'den hediyeleşelim mi diye bir mesaj aldım. Selin'le hediyeleşmek her zaman çok büyük bir keyif olduğu için mutlulukla hemencecik kabul ettim ve ikimiz de paketlerimizi hazırlamaya başladık. 
Biraz geç kalmış olsam da hediyelerimi sizinle paylaşmak istiyorum :)

İşte hediyelerimin topluca görünüşü;


Daha da yakından bakalım :)


Tek kullanımlık maskeleri çok sevdiğimi bildiği için Selin'in gönderdiği her paketten bu maskelerden mutlaka çıkar. Hem yüz maskemi, hem de ayak maskemi keyifle kullanacağım :)
Banyo tuzlarını da çok seviyorum. Banyo keyfime, keyif katıyorlar :)
Priorin daha önce kullanmadığım bir markaydı. Testerlar sayesinde deneme imkanım olacak :)
Baykuşlu notumu da çok ama çok sevdimm :))


Flormar rujun rengi çok güzel. Annem buna da göz koydu ama bu sefer kendime saklamayı tercih ediyorum:))
Takma kirpik konusunda deneyimsiz olduğumu daha önce de söylemiştim. Biraz daha uzmanlaşınca keyifle kullanacağım. Bu güzelliği denemelerde heba edemem çünkü :)
Ojelerimin renkleri de birbirinden güzel. Hatta Sally Hansen'ın ojesini, yazıyı yazana kadar çoktan yarıya indirdim :)


Giovanni'nin hiç bir saç kremini daha önce kullanmamıştım. Merakla deneyeceğim. 
El kremi her daim ihtiyacımız zaten. Misler gibi kokusu da cabası :)
Lierac'ın cilt çatlakları için üretilen ampulleri tam da ihtiyacım olan şey. Umuyorum işe yarar. Düzenli kullanmaya başlayınca sonucu mutlaka bildiririm:)
Vücut spreylerinin her çeşidine bayılıyorum. Bunun kokusunu da çok sevdimm :)


Bu da paketimin sürpriziydi :)) Paketten çıkar çıkmaz hemen denedim ve üstüme tam oldu. Selin beni görse sanırım ancak bu kadar isabetli bir seçim yapabilirdi. Geldiği günden beri de sürekli forma gibi üzerimde. Çok sevdimm :))

İşte hediyelerim bu kadardı.. Bu ara ard arda hediye yazısı yazıyor olacağım çünkü yazmadığım süre boyunca arkadaşlarım beni hediyelere boğdular ve ben daha fazla geciktirmeden sizinle de paylaşmak istiyorum :)

Selinciğim, özenli paketinle ve her biri birbirinden güzel, düşünülerek seçilmiş hediyelerinle, her zamanki gibi beni yine çok mutlu ettin :) Her biri için ayrı ayrı çok ama çok teşekkür ederim :)

Sevgiler!

26 Mayıs 2014 Pazartesi

Next Level AVM 1. Blogger Buluşması

Merhabalar..

Geçtiğimiz aylarda bloggerlar olarak Next Level AVM'de düzenlenen çok keyifli bir etkinlikteydik. O dönem blogumla çok ilgilenemediğim için bu keyifli günü sizinle paylaşmakta biraz geciktim. Geç olsun güç olmasın diyerek günümüzün ayrıntılarına geçiyorum :) 

Etkinliğe hem Ankara'lı hem de İstanbul'lu bloggerlar katıldı. Benim için daha heyecanla beklediğim bir buluşma oldu çünkü Sevdanın Dünyası blogunun sahibi Sevda ablacım da İstanbul'dan gelecek olan bloggerlar arasındaydı:) Bu yüzden onu karşılamak için buluşma saatinden daha erken bir saatte Next Level'a gittim ve beklemeye başladım :)


İstanbul grubu da aramıza katılınca yemek yiyeceğimiz mekan olan Midpoint'e geçtik. Next Level'ın podyum katı muhteşem. Hem kapalı, hem da açık alanda oturulabilecek, keyifle vakit geçirilebilecek cafeler var. Next Level'a ilk gidişim bu etkinlik vesilesiyle olsa da, sonrasında sık sık gittiğim bir yer oldu.


Midpoint'te ikram edilen birbirinden güzel yemeklerimizi yedik, bol bol fotoğraf çekindik, hem blogger arkadaşlarımızla hem de Next Level AVM Müdürü Şafak Aksöyek Toros ve Next Level AVM Pazarlama Uzmanı Başak Çuhadar ile sohbetler ettik. Çok keyifli vakit geçirdikten sonra AVM'yi gezmek üzere mekandan ayrıldık. 



Bu da topluca fotoğrafımız:)


Next Level AVM ile ilgili bilgi verecek olursak;


Ziyaretçilerin bireysel konforu ve alışveriş keyfini tasarımıyla bütünleştiren tek alışveriş ve yaşam merkezi olan Next Level AVM, açık alan konsepti, farklı damak tatlarına hitap eden kafe ve restoranları, tabanı şeffaf süs havuzlarıyla gün ışığının ışık kırılmalarını AVM’ye ulaştıran yapısı ile fark yaratıyor. Next Level AVM içinde bulunan oturma alanları, okuma köşeleri,  sürekli temiz hava sağlayan klima sistemi, bebek bakım odası ve aile tuvaletleri ile ziyaretçilerinin vazgeçilmez yaşam merkezi olmayı hedefliyor. 

Ankara’nın en hızlı gelişen aksları Eskişehir ve Konya Yolları’nın kesişim noktasında yer alan Next Level AVM, lokasyonu, mimari özellikleri, mağaza karması, sosyal yaşam alanları, hizmet kalitesi, teknolojik alt yapısı ve özel etkinlikleriyle dikkat çekiyor. AVM MFI Partners tarafından yönetilen Next Level AVM’de, Ankaralıların alışveriş alışkanlıklarını değiştirecek, ulaşılabilir lüks konseptiyle bir araya getirilen ve aralarında Alberto Guardiani, Armani Jeans, Arzu Kaprol, Bilstore, Bobbi Brown, Burberry, Cinemaximum, Deriden, Diesel, Furla, GAP, GANT, Godiva, G-Star, Harvey Nichols, Hugo Boss, Jo Malone, Koton, Lacoste, Marina Rinaldi, Macro Center, Mavi, Media Markt, Midpoint, Mudo, Nars, New Balance, Network, Nine West, Sarar, Superkids, Superstep, Starbucks, Swarovski, Paris Kuaför, Ramsey, Tommy Hilfiger, Que, Vepa62, Yargıcı ve Vetrina gibi toplam 145 markaya ev sahipliği de yapıyor. Next Level AVM’de Ankara’da ilk kez mağaza açan Liu Jo,  Furla, BCBGMaxAzria, Berenice, Victoria’s Secret, Jo Malone, Weekend by Max Mara gibi 20 yeni marka da yer alıyor. 
Next Level AVM oldukça sessiz sakin, gezerken sizi daraltmayacak, rahatlıkla ve keyifle alışverişinizi yapabileceğiniz, oldukça geniş ama derli toplu bir AVM.

AVM'nin şık detaylarından biri ise, süs havuzundan oluşan ve içinde balıkların yüzdüğü tavan :)


Kozmetiğe meraklı bayanlar olarak, bizim ilgimizi çekecek mağazaları da bünyesinde barındırıyor :)

Next Level AVM aynı zamanda Ankara'da gerçekleştirilen bir çok etkinliğe ev sahipliği yapmış ve yapmaya da devam ediyor. Şimdiye kadar gerçekleştirilen etkinlikler;

·         Disney – Prenses Sofia & Korsan Jake Türkiye’de ilk kez Next Level’da
·         Tom & Jerry Macera Labirenti
·         Yeni Yılda Next Level AVM’den Yeni Range Rover Sport
·         Ahmet Ümit İmza Günü
·         Bedük İmza Günü
·         Beki İkala Söyleşi ve İmza Günü
·         Ortaçağ Çocuk Krallığı
·         Bale Okulları Festivali
·         Sevgililer Günü Festivali – Milk & Sugar Konseri
·         8 Mart Dünya Kadınlar Günü – Göksel Konseri
·         Cemalnur Sargut Söyleşisi ve İmza Günü

AVM turumuzun son durağı ise, Jo Malone mağazası oldu.


Mağazaya girdiğimizde Jo Malone'un güler yüzlü ekibinin yanı sıra, misler gibi kokular karşıladı bizi. Öncelikle ürünler hakkında bilgi aldık, uygulama yaptırmak isteyen arkadaşlar yaptırdı. Kokuların birbirleriyle olan kombinlerini ve yine markaya ait mumları, kolonyaları ve vücut ürünlerini inceledik.


Jo Malone bir İngiliz markası. 2006'nın Kasım ayından itibaren ülkemizde de ulaşılabilir olan bir marka. En büyük özelliği, bir kaç kokuyu kombinleyip, kendi imza kokumuzu ortaya çıkarabiliyor oluşumuz. Bunu kendi parfümümüzde yapabileceğimiz gibi, evimizin havasını değiştirecek kokular da tasarlayabiliyoruz. Markanın şık şişeleri ve ambalajları, aynı zamanda güzel bir hediye alternatifi olmasını da sağlıyor.


Jo Malone'dan çıkarken, Nectarine Blossom&Honey isimli bu güzelliği de hediye ettiler :)

Ve böylece AVM ve mağaza turumuz sona erdi. İstanbul'a dönecek arkadaşların hava alanına gitmesi için biraz daha vakit vardı. Sevda ablayla rahatça oturup, sohbet edeceğim fazladan bir zamanımızın olması beni çok mutlu etti :)

Bir kaç selfie denemesi yaptık:)


Sonra da Starbucks'a oturduk ve kahvelerimiz eşliğinde sohbete başladık. Vaktimiz çok kısıtlı olduğu için o vakte ne sığdırabildiysek sığdırmaya çalıştık. Konuşacak, anlatacak o kadar çok şey birikmiş ki.. Kısacık vakit bize yetmedi. Gerçi günlerce oturup, konuşsak vakit yine yetmezdi, o ayrı :)


Sonrasında, hava alanına hareket edecek olan otobüs geldi ve gitmeyin biraz daha kalın nidalarım arasında, otobüse el sallayarak, İstanbul grubunu yolcu etmemle bu güzel günün sonuna geldik..

Bu güzel etkinlik için Next Level AVM yetkilileri Başak ve Şafak Hanıma, güleryüzü ve samimiyeti için Taktik İletişim'den Aygül Hanıma ve bizleri ilgiyle karşılayan Jo Malone ekibine çok ama çok teşekkür ederim.

Sevda ablaya da, güzel sohbeti için tekrardan çok teşekkür ediyor ve en kısa zamanda, daha uzun süreli gelmesini de sabırsızlıkla bekliyorum:)

Next Level'a ulaşabileceğiniz adresler;


Sevgiler!

22 Mayıs 2014 Perşembe

Biten Ürünler #2

Merhabalar..

Biten ürünlerimin fotoğraflarını çekeli çok oldu. Hatta bitenler poşetim yeniden doldu bile. O yüzden vakit kaybetmeden hemencecik bitenlerimi ve ürün yorumlarımı paylaşayım sizinle :)


John Frieda Frizz-Ease Düzleştirici Etkili Şampuan ve Saç Kremleri: Geçtiğimiz dönemde gördüğünüz gibi bol bol kullandım. Saçlarım normalde kıvırcık fakat ben düz halini daha çok sevdiğim için, kendim fön çekiyorum. Düzleştirici kullanmıyorum. Bu şampuanlar ve saç kremleri saçlarımın fön süresini kısalttı diyebilirim. Memnun kaldım ve tekrar alıp, kullanacağım ürünler.


Rexona Deodorant: Deodorant konusunda en çok kullandığım deodorantlar bunlar. Terlemeye ve ter kokusuna karşı etkili. Seviyorum ve bittikçe alıp kullanmaya devam edeceğim.

Yves Rocher Kahveli Duş Jeli: Özellikle kışa çok yakışan bir kokusu var. Kokusunu çok sevdiğim için sürekli alıp, kullandığım bir ürün.

Nivea Duşta Vücut Kremi: Kesinlikle kurtarıcı bir ürün olduğunu düşünüyorum. Bittikçe alacağım bir ürün yine. Detaylı yazısı için tık tık :)

Colgate Diş Macunu: Yine memnun olduğum bir ürün. Ama bu ara Marvis'leri daha çok sevdiğim için bir süre Marvis'le devam ederim diye düşünüyorum.


Bioderma Sensibio H2O: Fazla söze gerek yok artık hepimiz biliyoruz :) Daha uygun fiyatlı muadilleri var. Onları da denedikten sonra belki bir ihtimal daha uygun fiyatlı olanlarla devam ederim.

Loreal Göz ve Dudak Makyaj Temizleyici: Bu temizleyiciden de çok memnunum. Bittikçe alıp, kullanacağım bir ürün olacak. Detaylı yazısı için buraya lütfen :)

Diadermine Göz Makyaj Temizleyicisi: Rimelimi çok yoğun uyguladığım için bu temizleyici özellikle de rimeli temizleme konusunda bana yeterli gelmedi. Bir daha kullanacağımı sanmıyorum. Çünkü daha iyilerini kullandım :)

John Frieda Frizz Ease Saç Serumu: Bu serumu ısıya karşı koruyucu bir ürün arayışındayken bulmuştum. Islak saçıma uyguladığımda, saçlarımın tararken çok kolay açıldığını farkettiğimden beri tamamen bu amaca yönelik olarak kullanıyorum :) Yenisini alıp, kullanmaya başladım bile :)


Dirty Works ürünlerini seviyorum. Stoğum bittikten sonra yeniden alıp, kullanabileceğim ürünler. Body Butter setinin detaylı yazısı için buraya, vücut seti içinse buraya tıklayıp, okuyabilirsiniz :)


Uni Wipes Islak Mendiller: En sevdiğim ıslak mendil markası bu. Küçük boyları çanta için çok ideal.

Silky Foot Ayak Maskesi: Tek kullanımlık bir maske. Ayak derisini tamamen soyuyor. Etkili olmasına rağmen etkisi çok uzun sürmedi. Yeniden alıp kullanırım diye düşünüyorum. Detaylı yazısı için tık tık

Tek kullanımlık maskeler ise kullanmaktan keyif aldığım fakat etkisinin anlık olduğunu düşündüğüm maskeler. Yine de kullanımı eğlenceli olduğu için mutlaka elimin altında bulunduruyorum :)

Parmex Aseton: Yine asetonlar içinde en sevdiğim marka bu. İndirim zamanları Benri'nin büyük, pompalı şişede bulunan asetonundan stokluyorum. Onlar bittiğinde ise elimin gittiği aseton Parmex oluyor.


MAC Mineralize Skinfinish Natural Pudra: Bu pudrayı çok seviyorum. Orta kapatıcılıkta ve cildime güzel bir matlık veriyor. Yenisini aldım, kullanıyorum.

Bourjois Volumizer Mascara: Hayatımın rimelini buldum demişken, kaybetmek iyi olmadı :( İndirim zamanı stokladığım rimeller de bitti. Bourjois ülkemizden çekildiği için şimdilik yeni bir rimel arayışındayım :(

Maybelline Liner Express Eye Liner: Çok severek kullandığım bir eyeliner. Bu biten kaçıncı bilmiyorum ama bittikçe alıyorum. Detaylı yazısını okumak için buraya lütfen :)

The Balm Balm Shelter: Sevdiğim bir renkli nemlendirici. Ama elimde çok fazla bu tarz ürün olduğu için uzunca bir süre yenisini alacağımı düşünmüyorum. Yazısı için tık tık..

Nyc Turbo Dry Top Coat: Çok sevdiğim bir üründü. Ojeyi hemencecik kurutuyordu. Uzun süredir sürekli Watsons'a uğradığımda soruyorum ama yok. Dolayısıyla bunun yerine kullanabileceğim güzel bir top coat varsa önerilerinize açığım :)

Diğer ojeler de miadlarıını doldurdukları için çöpe gidiyorlar:) 

Benim bitenlerim bu şekildeydi..Umarım keyifle okuduğunuz bir yazı olmuştur :)

Sevgiler!

21 Mayıs 2014 Çarşamba

Pekbilmiş'den Gelen Hediyelerim :)

Merhabalar..

En son yazımda bahsetmiştim, Nisan ayında doğum günüm vardı. Ben o dönem blogumla çok ilgili olmadığım için biraz gecikmiş olsam da ilk olarak hediyelerimi paylaşmak istiyorum. 

Gelen ilk paketim Pekbilmiş blogunun sahibi Hilal'imdendi :)

Kocaman bir makyaj çantasının içinden bir sürü şey çıktı.Topluca görünüşü bu şekilde. 


Şimdi de daha yakından bakalım :)


Dalan'ın bu minik sabunlarını seviyorum. Çok eğlenceliler :))
Pastel'in glossuna ve Essence'in rujunun rengine bayıldım. 
Essence allığın rengi de iddialı geldiği için almamıştım. Hilal sayesinde deneme imkanı bulacağım :)
NYC  ojelerin renkleri de yine çok güzel.
Maybelline rimellerini genel anlamda seviyorum. Falsies hiç denemediğim bir rimeldi. Onu da deneme imkanım olacak :)
Takma kirpik konusunu hala tam olarak çözemedim. İstediğim kadar güzel kirpik takamıyorum henüz malesef. Ama çalışmalarım devam ediyor. Bu kirpik de bu yüzden çok işime yarayacak :)
Nivea krem de bildiğim ve severek kullandığım bir krem. Buna annem el koydu. O da Hilal'e çok teşekkürlerini iletmemi rica etti :)
Palmolive'in body butterlarından çikolatalı olanı elimde vardı. Çileklisini de merak ediyordum. Body butterların her çeşidinin kokusu da mükemmel. Bunu da keyifle kullanacağım :)


Tek kullanımlık maskeler ve siyah nokta bantları olmazsa olmazım zaten :) Bitki çaylarını çok seviyorum ve bu ara çok tüketiyorum. Onları da keyifle çoktan içtim :) 


Defterlerimi, kalemlerimi ve desenli bandımı da çok sevdim :))

Hediyelerimin hepsini çok ama çok sevdim ama hep dediğim gibi her şeyden önemlisi beni böylesine düşünen bir dosta sahip olmak. Ben bu konuda çok şanslı olduğumu biliyorum.. Hilal'im, canım benim, böylesine özenle, beni düşünerek hazırladığın, hepsi birbirinden güzel hediyelerin için çok ama çok teşekkür ederimm. İyiki varsın  :)

Sevgiler!

20 Mayıs 2014 Salı

Son Zamanlarda Ben..

Merhabalar..

Daha önce, blogumun doğum gününde yazdığım yazıda, son günlerde neler yaptığımla, neden blogumla ilgilenemediğimle alakalı bir yazı yazacağımı söylemiştim. Ara verdiğim her dönemde, böyle geri dönmeyi seviyorum. Benim için de geçen aylara göz atmak için iyi bir fırsat oluyor...

2014 yılında doğru düzgün hiç yazı yazmamış, blogumla ilgilenememişim.. İlk zamanlarda sürekli şehir dışındaydım. 2 ay gibi bir süre devamlı bir yerlere gidip, kafa dağıtma isteğim vardı. Konya, Antalya, İzmir, İstanbul, Uludağ.. sürekli bir yerlerdeydim. Zaten bloguma ara verdiğim dönem, o döneme denk geliyor..

Geçtiğimiz aylarda, çok fazla fotoğraf çekmemişim o yüzden elimde olanlara hızlıca bakalım :)

Alanya'nın en soğuk olduğu zamanlarında bir tepeye çıkıp, saçımızın başımızın dağılıp, birbirine karıştığı bir an :) Bu fotoğrafa her bakışımda orada ne işimiz vardı demeden geçemiyorum :)


Bundan 2 ay önce Next Level AVM'de gerçekleşen bir blogger etkinliğimiz vardı. Bu süre zarfında bloguma yazı yazmadığım için ne yazık ki onun yazısını da hazırlayamadım ama bu hafta içinde detaylıca gelecek :)


Her defasında belirttiğim gibi blogumun bana kazandırdığı çok güzel insanlar var. Geçtiğimiz zaman içinde en azından bir kaçıyla görüşme şansımız oldu.

Bakımlıolmakasktır blogunun sahibi Merve'mle:)


Bugünnesürsem blogunun sahibi Melike'm ve Vanilyayağmuru blogunun sahibi Yağmur'umla doğayla iç içe geçirdiğimiz keyifli bir gün :)


Nisan'ın 21 i benim doğumgünümdü. Ailemle geçirdiğim bir doğumgünü akşamı. Resim çok net çıkmamış bunun için kusura bakmayın ama bulabildiğim en net resim bu oldu :(


Mayıs ayının başında dayımlar İzmir'den bir kaç günlüğüne Ankara'ya geldiler. Dayımın miniklerini ne kadar çok sevdiğimi ( sevmek yeterli bir kelime mi onu bile bilmiyorum şu an ) blogumu uzun süredir takip edenler bilir. Çınar, yani en büyük olan bu sene okula başladığı için Atatürk'ü ve kim olduğunu yeni yeni idrak ediyor. Ankara'ya gelir gelmez ilk isteği Anıtkabir'e gitmek oldu. Biz de mutlulukla götürdük :))

Soldaki Çağan, sağdaki Çınar. Bir de en küçüğümüz, kızımız var. O da henüz 8 aylık :))


Normalde biz kadınların futbola düşkünlüğümüz yoktur. Hatta çoğumuz erkeklerin futbol merakından fazlaca şikayetçiyizdir ama ben bu durumun tam aksi bir şekilde kendimi bildim bileli futbola karşı ilgim var. Aşırı koyu bir Galatasaraylıyım. Türkiye Kupası finalinin Konya'da oynanacağını öğrendiğim anda oraya gidip, o maçı izlemeye karar vermiştim :))


Hızlıca geçmiş aylara göz attığımıza göre gelelim detaylara..

Detaydan kastım, diyet.. Biliyorsunuz benim blogumda, yaşamıma ve ilgi alanlarıma dair her şey var. Ama yazdıklarım arasında benim için en önemli olan kısım diyetim. Ocak ayının başından itibaren sürekli bir yerlerde oluşum nedeniyle, diyeti bozdum ve malesef yine bir kısır döngünün içerisine girmiş bulunmaktayım. Şehir dışında olduğum süre boyunca, ciddi bir kilo artışım olmuş ve yeniden diyetisyenimi ziyarete gittiğimde şok geçirmiştim. 97lere kadar düşmeyi başarmış olan ben, tam olarak 107 kiloya yeniden çıkmıştım. O dönem kendime ciddi anlamda küfür ettim. Bunu yeniden nasıl yaparım diye çok kızdım. Ama kızmanın bir anlamı yoktu. Bir şekilde bütün motivasyonumu toplayıp, diyete yeniden başlamam gerekiyordu. Başladım. O dönemde diyetle ilgili sessiz kaldım çünkü zaten uzunca bir süre devamlı kilo alıp, onları geri verdiğimle alakalı yazıp duruyordum.. Artık yüzüm kalmamıştı. Eski kiloma geri dönünce yazmaya devam ederim diye düşündüm.. 
Böyle böyle 6 kilo kadar verip, 101 kiloya kadar düştüm. O ara instagramda bir fotoğraf paylaştım ve altında diyetimi soran arkadaşlarım oldu. 6 kilo vermişim boru değil diyerek, onlara da Pazartesi yeniden diyet kontrolümü yazacağımı söyledim ancak o Pazartesi hiç gelmedi. Bunu söylediğim günün ertesi günü işler yeniden zıvanadan çıktı. Ne olduğunu anlamadan yine diyetisyene gitmemeye ve deli gibi yemeye başladım. O günden bugüne kadar da hala diyetle ya da sporla ilgili tek bir şey yapmış değilim. Diyetisyene gidip, kendimle yüzleşmeye korkuyorum. 107 kiloya çıktığımı öğrendiğim günkü duygularımı yeniden yaşamaya korkuyorum. Belki bu sefer o sayı daha fazla çıkar onu da bilmiyorum çünkü korkumdan tartılamıyorum bile.. Dolayısıyla, diyet konusunda sessizliğim bir süre daha devam edecek. Bu, ben diyet yapmayacağım anlamına gelmiyor elbette ama yeniden bir diyet kontrolüm yazısında 3 basamaklı sayıları yazmak istemiyorum. Diyete yakın zamanda başlayacağım, hatta bu sefer hiç olmadığı kadar azimli ve kararlı olacağım ama 2 basamaklı sayılara inmeden sizinle paylaşmayacağım. Her defasında mahcup olmak kadar kendimi kötü hissettiren hiç bir şey yok çünkü. Bu konuda da beni anlayacağınızı umuyorum...  

Diyetimle ilgili, uzun süredir bir psikologdan yardım alıyordum.Bu sayede de 24 kilo kadar verdim ancak bu kısır döngünün içerisine yeniden girince bir değişiklik yapmak istedim. Bunun için de kendisi hem eğitmen olan, hem de bireysel seanslar yapan yaşam koçumun kapısını çaldım. Burada lütfen yanlış anlaşılma olmasın. Demek istediğim asla psikologlar yetersiz, yaşam koçuyla çalışın falan değil. Psikologumu da çok seviyordum ve onun desteğiyle çok ciddi kilolar verdim ancak bu aralar ilgim bilinçaltı ve enerji çalışmalarına kaydığı için, bunları deneyimlemek istedim. Bu yüzden, bilinçaltıyla ilgili senelerdir çalışmalar yapan ve özellikle de son zamanlarda adını sık sık duyduğumuz regresyon terapisi üzerinde uzmanlaşmış birinden yardım almayı daha uygun gördüm. Hem ilgi alanımla ilgili farklı şeyler öğrenecektim, hem de değişiklik iyi gelecekti. Ancak amacım kilo vermek olsa da, ilk etapta özgüven üzerine çalışmaya başladık. Çok ciddi bir yol kat ettik. Bundan sonraki seanslarım da kilo vermeyle alakalı olacak. 

Böylesine değerli bir öğretmen bulunca ve kişisel gelişime ciddi anlamda ilgim olduğunu da farkedince, ben de bazı eğitimlerine katılmaya karar verdim. Öncelikle EFT, NLP ve Beden Dili eğitimlerine katıldım. Öylesine keyifli ve faydalı eğitimlerdi ki.. Bir de üzerine dünyalar tatlısı insanlar tanıdım. Bir sürü ablam oldu :)) Alttaki fotoğraf bu eğitimlerden birinde çekildi :)


Tam karşımda oturan Meltem abla Reiki master. Dayım senelerdir reiki yapıyor ve gerçekten faydalı olduğunu, onun deneyimlerinden de biliyorum. Bu yüzden senelerdir reiki eğitimi almak istiyor ama tanıdığım biri olmadığı için internetten bulup, gittiğim herhangi birine de güvenemiyordum. Bu eğitimler sırasında Meltem ablayla tanışınca ne kadar sevindiğimi anlatamam. Hemen sonraki hafta içi bir gün ayarladık ve Reiki eğitimimi de almış oldum :) Henüz 1. seviyedeyim. 2. seviye eğitimimi Haziran ayı içinde alacağım. Sonrasına da bakacağız.. Master olmak istiyorum ama bakalım :)

Bu da Reiki 1.aşama sertifikamla mutluluk pozum :))


Bu arada bahsettiğim NLP, EFT, Reiki gibi konularda da isterseniz daha detaylı yazılar yazabilirim :)

İşte böyle.. Geçtiğimiz günlerin özeti bu şekildeydi. Sizi sıkmamak için olabildiğince kısa tutmaya çalıştım ancak diyet benim için önemli bir konu. Bu yüzden üstünkörü geçemedim. Umarım sıkılmadan keyifle okuduğunuz bir yazı olmuştur. Bundan böyle düzenlice yazılarımı yazmaya başlayacağım. Bu da, bundan sonra daha sık görüşeceğiz anlamına geliyor :) 
Yazacak, anlatacak, paylaşacak o kadar çok şey birikti ki! :))

Sevgiler!

19 Mayıs 2014 Pazartesi


Geçtiğimiz günlerde yaşadığımız felaketten ötürü, günlerdir boş bir sayfa açıp, üzüntümü paylaşabilmek adına bir şeyler yazmak istiyorum fakat her defasında bomboş sayfaya bakıp bakıp, geri kapatıyorum. Böyle bir acı kelimelere nasıl dökülür, o kelimelerle anlamlı bir cümle nasıl kurulur bilmiyorum.. Yerin altında saatlerce ölümü beklemek, umut bile edememek, yakınları, cansız bedeninde bulsun diye, yazdığı notu eline sıkıştırmak.. Bunları, hissettiklerimi anlatabilmem mümkün değil.. 


Hepimizin başı sağ olsun, Allah geride kalanlara sabır versin.. 


Böylesine hüzünlü günlerin ardından gelen bayramımızı, eskisi kadar coşkuyla değil, içimiz buruk geçirdik.. Gecenin en karanlık anı, güneşin doğmasına en yakın andır diyerek, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımızı Kutluyorum..