Sayfalar

25 Mart 2013 Pazartesi

Diyet Kontrolüm - 25.03.2013

Merhabalar..


Bu aralar blogumu biraz ihmal etmek durumunda kalsam da her hafta mutlaka diyetisyen kontrollerimi yazmaya dikkat ediyorum =) Günlerim öyle yoğun geçiyor ki, hangi ara bitiyor farkında bile olmuyorum açıkçası. Bir taraftan staj, bir taraftan bitirme projesi, diğer yandan diyetisyen ve psikolog görüşmelerim.. Kaç parçaya ayrılayım bilemedim :( Bu yüzden blogdaki yorumları da zamanında cevaplayamıyorum kusuruma bakmayın lütfen :(


Özrümü de dilediğime göre gelelim bugünkü diyet kontrolüme =))
Geçen haftaki yazımda da belirtmiştim, 1.8kg aldım ama o benim için nedir ki 1 haftada veririm demiştim.. Yanlış söylemişim..

Çünküü bu hafta aldığım kiloları vermekle kalmayıp, daha fazlasını bile vermişim =)) Hafta boyunca toplamda 2,6kg verdim ve böylece kilom 101,8'e indi. Toplamda da 20.3 kg vermiş oldum =))
Bu sonuca ne kadar çok sevindiğimi söylememe gerek yok sanırım =) Geçen hafta kilo aldım diye karalar bağlamış olsaydım boşuna olacakmış. Üzülmemekte çok haklıymışım yani =)

B-fit e başlayım diyorum ama malesef bir türlü fırsatım olmadı. İşleri paylaştığım arkadaşım işten ayrıldı ve bütün yük bana kaldı. Dolayısıyla akşamları öyle yorgun oluyorum ki, bırakın spor yapmayı adım atacak takatim olmuyor :( Erteleye erteleye bu zamana geldik..Sanırım stajım bitene kadar b-fit e başlayamayacağım ama yürüyüşlerimi ihmal etmemek için çabalayacağım. Sporsuz kilo vermeye devam edersem, hem vücudum sarkacak, hem de yine mutlaka bir yerde takılıp kalacağım..Bu yüzden dediğim gibi mutlaka sporumu yapacağım =)

Bu arada yeni resim paylaşmak için hedeflediğim 2 basamaklı sayılara sadece 1.8kg kaldıı. Resim paylaşma düşüncesi beni çok heyecanlandırıyor çünkü ben her ne kadar kilo verdiğimi çok hissediyor olsam da, iki resmi yanyana koyup incelemek, somut bir biçimde görmek çok daha keyifli oluyor.. 
Kalan şu 1.8kiloyu da hemencecik veresim var.. O haldee diyete devamm =))
Sevgilerimle..

22 Mart 2013 Cuma

Bizim Kutu #2

Merhabalar..

Şurada da belirttiğim gibi Bakımlıolmakaşktır arkadaşım ile her ay birbirimizle hediyeleşiyoruz. Öyle keyifli oluyor ki her ay bir kutu beklemek =)

İşte arkadaşımın bana bu ay bana gönderdiği kutu;



 Biz güya belli bir limiti aşmamak üzere anlaşmıştık ama görüyorsunuz işte kutumdan çıkanları. Bir de resmini çekmeyi unuttuğum Essence Fix Matte Transparan Pudra vardı paketimde.

Pure Beauty'nin nar özlü göz maskesi hep gözüme çarpıyordu. Nihayet deneme fırsatı bulmuş oldum =))
Diadermine Lift+ BB Krem yine merak ettiğim ve kullanmak istediğim bir üründü.
Essence'in smokey eyes seti zaten alınacaklar listemde olan bir üründü. Ona da çok sevindim =)
Soldaki kalpli kurabiye de arkadaşımın kendi el emeğiymiş. Tadı öyle güzeldi ki diyette olmasam yapıp bir sürü göndermesini isterdim. O da beni kırmazdı zaten  =))
Gerçekten beni çok iyi tanıdığını bi kere daha anladım arkadaşımın. Çünkü hediyelerinin tamamı hep merak ettiğim ve denemek istediğim ürünler. Birbirimizle zevklerimiz de uyduğu için ve ikimiz de birbirimize karşı çok özenli olduğumuz için aramızdaki bu hediyeleşme çok keyifli oluyor =)
Hediyelerimin hepsini de çok sevdim. Hepsi için ayrı ayrı çok teşekkür ederim canım benim. Emeğine, yüreğine sağlık =)
Sevgilerimle..

18 Mart 2013 Pazartesi

Diyet Kontrolüm - 18.03.2013

Merhabalar..





Uzun zamandır diyet kontrolüm yazısı yazamıyordum. Çünkü 3 haftadır diyetisyene de gitmiyordum. Başlığı yazarken farkettim ki bu yazıları yazmayı özlemişim =)
2 haftadır diyetisyenden kaçmaktan bir hal oldum. Kaçmak derken sebep yokken gitmemek için resmen sebep yaratıyordum çünkü kilo almış olmaktan çok korkuyordum. Özellikle de İzmir'de dünyaları yedim ben. Sanki ömrü hayatımda hiç yemek görmemiş gibi davrandım. Diyet fln hiç umrumda değildi açıkçası. Tatil moduna geçmiştim. Dönüşte de bari aldığım kiloları verip diyetisyene öyle gideyim diye düşünürken, bir türlü toparlayamadım kendimi. Doğumgünleri, dışarıda yenen yemekler derken kaçırdığım ipin ucundan bir türlü tutamadım..

Hatta bu sabah diyetisyene gitmek için hazırlanırken kendi iç sesimle feci bir kavgaya tutuştuk. Bir tarafım gitmemek için milyonlarca bahane öne sürerken, diğer yanım kararlı bir biçimde artık gitmelisin diyordu. Nitekim kaçacak yerim de yoktu artık. Gittim. Sonuç olarak gitmediğim süre boyunca toplamda 1,7kg geri almışım. Yani yine yeniden merhaba 104.4 :((

Aslına bakarsanız kilo almış olmak çok kötü, evet.. Ama ben hiç de üzgün hissetmiyorum kendimi. Normalde, başka zaman olsa hırsımdan ağlayacak duruma gelirdim ama aksine mutluyum. Çünkü çok kilo verdim ve bunu bir mola olarak algılıyorum. Sonuçta o kadar kiloyu verdiysem aldığım 1,7kg benim için nedir ki.. Altı üstü 1 hafta sürer benim o kiloyu geri vermem =)   Bir de yeniden diyete başlamış olmak, eski düzenime dönmüş olmak çok güzel. Günlerdir güya kendimi ödüllendiriyorum sanıp yiyordum ya aslında resmen kendime işkence ediyormuşum. Çatlayacak kadar yemek resmen zulüm.. Saatlerce kendine gelemiyor insan. Resmen uyuşuk uyuşuk gezdim günlerce.. Açıkçası her şeyi yiyebiliyor olmak güzel bir şey değilmiş bunu anladım. Onun verdiği rahatsizlık çok kötü. Bu sözlerimde de çok samimiyim. Kendimi gaza getirmek için söylemiyorum yani emin olun =))

Bir de kilom çok olduğundan olsa gerek, dışarıdan bakıldığında kilo aldığım pek belli olmuyor ama bir de bana sorun onu siz.. Sanki bütün etlerim üstüste binmiş, yığılmış, üstüme tonlarca yük yüklenmiş gibi hissediyorum. O da apayrı bir rahatsızlık zaten.. 
Bir daha diyetisyen kontrollerimi de asla sebepsiz yere aksatmayacağım. Çünkü gitmemek motivasyonu anında düşürüyor..

Her neyse ben lafı yine uzattıkça uzattım =)) Nerede kalmıştık? diyor vee bugünden itibaren diyetime kaldığım yerden devam ediyorum =))

Sevgilerimle..

17 Mart 2013 Pazar

Konuk Yazarım#2 CadınınKozmetikKazanı - İkiz Olmak

Merhabalar..

Bugün blogumda bir misafirim var =) CadınınKozmetikKazanı blogunun sahibi, çok sevdiğim arkadaşım İlke beni kırmayıp çok güzel bir yazı hazırladı bizler için.
Ben hep ikiz olmanın nasıl bir şey olduğunu merak etmişimdir. Bu yüzden İlke'den bunu anlatan bir yazı yazmasını rica etmiştim. O da öyle güzel ve eğlenceli bir yazı hazırlamış ki ben okurken çok eğlendim. Resimlere de ayrıca bayıldımm =) 
Bu güzel yazı için İlke'ye çok teşekkür ediyor ve lafı daha fazla uzatmadan ve sözü İlke'ye bırakıyorum =)) 


Merhabalar…
Yaklaşık 1 ay önce Tuba’m şurada bana konuk olmuştu. Aynı şekilde bende size şuan bahsedeceğim şeyler için davet almıştım ama bir türlü yazmak kısmet olmadı. Ta ki, neyi unuttum diye düşünürken…
Başta bu kadar geç yazdığım için Tuba’mdan özür diliyorum ve beni bloguna davet ettiği için teşekkür ediyorum.
Gelelim ikiz olmaya…




Bana sorulduğunda nasıl cevap vereceğimi bilemediğim bir konu aslında…
Sınavda kesin çıkacağını bildiğiniz ama cevabını bildiğiniz halde cevap veremediğiniz sorular olur ya biraz da öyle..
Ya da ne bileyim, ikizim olmasa nasıl bir ben olurdum? Kardeş olsak nasıl olurdu bilemiyorum sanki değiliz ya. Abartıya bak… =D
Neyse, ne yalan söyleyeyim mükemmel bir duygu senden bir tane daha olması !!!



En başta yaramazlıkları birlikte yapabileceğiniz biriyle hayata başlıyorsunuz. Mesela annem hep anlatır; anahtarlığı fortmontoya asıp işlerini yaparken birimiz eğilip diğerinin üstüne çıkar anahtarı alarak aşağı kaçarmışız. Annem sonunda takip edip olayın iç yüzünü keşfetmiş ve biz 2 yaramaza dur demiş! :D



İlk birlikte ağladığınız- güldüğünüz kişi ve tabi ki ilk oyun arkadaşınız o oluyor.


 
Sizin yerinize sınava girebilir, olmanız gereken bir yerde olabilir, başvurunuzu o yapabilir, sizmiş gibi konuşabilir ki, tek yumurta ikizi olup çok benzediğiniz sürece..
Gerçi biz bunların kaçını yaptık??
Açıkçası yapılabilecek onca çok şeyden 1-2 sini yapmışızdır.
Finali olduğu dönemde tekrar Öss’ye başvurması gerektiğinde onun adına gidip ben başvurdum, başvuruda ki fotoğrafı olan kişi benim, sınava giren o kime ne J
Bir eşinizin olması güzel bir duygu olabilir ama bazen sorunda olabilir;

  • ·         İkimizde CBÜ mezunuyuz, fef’te karşılıklı sınıflardaydık. 1. Sınıftayken hocalar öğrencilerinin hepsini haliyle bilemiyor, ilk tanışmalarda ne kadar bahsetsen de akıllarında tutmak zorunda değiller ki!
  • ·Bir gün okul kantininde nagget sırasındayken önde hocam arkasında ikizim İLKEN, arkasında ben.. O sırada sırtım dönük birileriyle konuşuyorum. Hocam İlken’i görüp selam vermeyince konuşmaz. Ben sıraya döndüğümde aaa, hocam nasılsınız vs derken şöyle bir durdu ve sizzz? Evet hocam ikiziz demiştim ya… Hocamdan duyduğum bende kaç zamandır bir selam veriyorsun güler yüz, bir yüzümüze bile bakmıyorsun bu kız da kesin sorun var diye düşünüyordum hakkında demesin mi? Aman hocam!  Ne yazık ki ve gerçek ki üniversite de notlarınızla değerlendirilebileceğiniz gibi bazen yapınız,karakteriniz, hocalarla ilişkilerinize göre de değerlendiriliyorsunuz. Şahsen değerlendirildim mi bilmiyorum ama sınav notlarından sonra düşük alan arkadaşlarımla hocamın sohbeti aa ekrandaki resimdeki kız sen miydin? Tanıyamadım bilseydim… Bu ne ya?
  • · Yine üniversite de birçok benzer anım oldu. Özellikle ilk başladığım zaman yaklaşık 75 kişilik sınıfımda insanlar beni ders aralarında kıyafet değiştiren kız olarak biliyorlardı. İlken olduğunu öğrendiklerinde çok gülmüştük, halen de güleriz.
  • Bir de şu var, herkes ne güzel ikizin var hiç yalnız kalmazsın düşüncesi. Oysa bazen öyle zamanlar oluyor ki her ne kadar kardeşin ve en iyi dostun olsun, o zaman sen! Çünkü her şeyi birlikte yaşayınca insan başkalarını arıyor…


    Bir de insanların en çok merak ettiği konu ‘O ağlayınca sende ağlar mısın?’  ya da ‘O acı çekse yaralansa hisseder misin, canın acır mı?’ Evet, sanırım Kemal Sunal ’dan hayatımıza giren bir olay. Şimdiye kadar öyle bir şey yaşamadık ama bugün düştüm dizimi yaraladım, sağ elimi kestim yada bir şey döküldü yandım vs.  aynı olaylar takip eden haftalarda muhakkak onun da başına geldi. Tabi ki o ağladığı zaman her kardeşte olacabileceği gibi bende üzülür ağlarım, hele ki biz birbirimize çok bağlıyız. Saç başa girdiğimiz günlerde olmadı değil, ama kimse birimizi incitemez, konuşmuyor olsakta o ana gelin görün bizi =)

    Yukarıdaki durum ne kadar doğru veya yaşayan ikizler gerçekten var mı bilemiyorum ama ilkokul öğretmenimin oğulları ikizdi. Onlarda bu durum varmış diye anlatılırdı. Küçükken çocuk uydurması mıdır bilinmez, hiçte sormadım dolayısıyla bilemiyorumJ

    İkiz çocuk sahibi olmakta maddi ve manevi olarak zor. Yok aynı kıyafet olmamalı, yok aynısı olmalı kıskanırlar, yok aynı sınıfta okutulmamalı ya da okutulmalı yok psikolojileri vs. Her şeyden çifter çifter almalar, yaş büyüdükçe sorunlar büyür bizde 2 misli :)

    Kısacası insanın kardeşi olması gerçekten güzel bir duygu.
    Daha başka ne anlatabilir bilemiyorum ama merak ettiklerinizi sorabilirsiniz.
    Öncelikle Tuba’ma ve yazımı okuyan herkese çok teşekkürler.
    Sevgiler
    <3