Sayfalar

27 Şubat 2013 Çarşamba

Okudum #6 Numaran Bende Var - Sophie Kinsella


Arka Kapak


Aşık mıyım? Bilmiyorum.
Beni sevip sevmediğini bilmiyorum.
Onu sevip sevmediğimi bilmiyorum.
Tek diyebileceğim, aklımdan hiç çıkmayan tek ki şi o.
Duymak istediğim onun sesi. Görmeyi umduğum onun yüzü.
Bravo bana! Kaybettim :(


Şu dünyada kaybetmemem gereken tek şeyi kaybettim. Nişan yüzüğümü! Magnusun üç nesillik aile yadigarı. 
 
Ve şimdi, tam da annesiyle babasının döndüğü gün kaybettim. Kaybetmek için o günü buldum. Derin derin nefes al, Poppy.
Olumlu düşün :)


Bir hayır yemeğinde kızlarla iki kadeh şampanya devirdikten sonra Poppynin hayatı bir anda tepetaklak oldu. Yalnızca nişan yüzüğünü kaybetmekle kalmadı, arkasından yaşanan panikte cep telefonundan da oldu. Titrek bacaklarla otelin lobisinde dört dönerken, bir çöp kutusunda terk edilmiş bir telefon buldu. E, mal bulanındır demişler! Artık otele bir numara bırakabilirdi. Kaderinde vardı demek ki!
Tek sorun şuydu ki, telefonun sahibi işadamı Sam Roxton, onunla aynı fikirde değildi. Cep telefonunu geri istiyordu ve Poppynin, tüm mesajlarını okumasından ve özel hayatına burnunu sokmasından hiç hoşlanmamıştı. Üstüne üstlük yüzüğü bulana kadar Poppynin tek elle idare etmesi gerekecekti! Düğün hazırlıkları, Samin geçici asistanlığı vazifesi ve başına bizzat açtığı türlü belalar yüzünden işler iyice karışacaktı.

Gelelim benim yorumlarıma..

Sophie Kinsella'nın kitaplarına oldum olası bayılırım. Yazarın esprili üslubunu ayrıca çok seviyorum. Bu kitap da kafa dağıtmak için okunabilecek, okunması oldukça kolay olan bir kitap.
Kitapta Sophie'nin her kitabında olduğu gibi yine bir aşk hikayesi anlatılıyordu. Öyle eğlenceliydi ki bittiğine açıkçası çok üzüldüm..
Kısacası herkese tavsiye edebileceğim, okuduktan sonra yüzünüzde minik bir tebessüm bırakan çok güzel bir kitap.
Sevgilerimle..

Mim - Sorular Sorular =)

Merhabalar..



Bu hafta tam 3 kez mimlendim. Hem inturkey, hem gezginportakal, hem de zuzuoldumben mimledi beni. Ben de bu mimleri birleştirmeye karar verdim =) Dolayısıyla tam 33 soru cevaplayacağım =))


O zaman hadi başlayalım =))

İlk olarak inturkey'in soruları ;

1. Yabancı dil biliyor musun?

Ee azıcık İngilizce biliyorum ama azıcık yani =)

2. En son okuduğun kitap hangisidir? 

Sophie Kinsella - Numaran Bende Var

3. Sinema mı tiyatro mu? 

Tercih yapamam ki ikisinin de yeri çok ayrı =))

4. Rüyaların renkli mi? 

Rüyalarımı hiç hatırlamıyorum ki =)

5. Yaptığın en çılgınca hareket nedir?

Şu an hatırlayamıyorum ama sanırım öyle çılgınca bir hareketim yoktur yani =)

6. Bir hayvan olsaydın kim olurdun?

Kedi olurdum =) Gururlu hayvan sonuçta =)

7. Çocukken en çok neden korkardın? 

Polisten =) Hala da korkuyorum çaktırmayın =))

8. Mesleğin nedir?

Şimdilik öğrenciyim. Seneye bakacağız artık =)

9. Bu ülkede olmasa başka hangi ülkede doğmak isterdin?

Ülkemden başka bir yerde doğmak istemezdim =)

10. Totem gibi kullandığın ve en çok sevdiğin eşyan var mı?

Bir melek biblom vardı minik. Bana hep çok şans getirirdi. Benim şansa ihtiyacım olduğu bir gün yine yanımdaydı ve o gün cidden çok üzücü şeyler yaşadım. Eve geldiğimde meleğimin iki kanadı da kırılmıştı. Çok ilginçti yani. Ondan beridir öyle bir eşyam yok =)

11. İlk kullandığın makyaj ürünü hangisiydi?

İlk olarak teyzemin rujlarını kullanmıştım =)

Zuzuoldumben'in soruları =)

1-) En ilginç kişilik özelliğin?
Sinirlenince bunu karşındakine komik bi şekilde ifade etmek (ofis arkadaşımın cevabı) =))

2-)Gerçekten nefret ettiğiniz bir kişi sizden af dilese ne yaparsınız?  

Affederim ama hiç bir şey bir daha eskis gibi olmaz. O kişiyle mutlaka arama mesafe koyarım.

3-)Halâ bağıra bağıra söylediğiniz nostaljik bir şarkı var mı? en beğendiğiniz yeri çıtlatıverin azcık :D

Duydum ki unutmuşsun gözlerimin rengini, yazık olmuş o gözlerden sana akan yaşlara..

4-)Paylaşmam dedikleriniz?

Sevdiklerimi birazcık zor paylaşıyorum =))

6-)Bir bloğu takip etmeye başladınız o bloğun neler hakkında yazı yazmasını severdiniz?

Yazdıklarını sevmişim ki takip etmeye başlamışım. Ekstra bir şey yazmasına gerek yok yani =)) 

7-)Diyelim ki çok büyük bi para elinize geçti.Onunla ilk olarak ne yaparsınız?

Borçlarımı ödeyip bütün kartlarımı kapatırım :(

8-)Sevdiğiniz işi mi yapıyorsun? Hayır ise ne yapmak isterdiniz?

Henüz sadece staj yapıyorum ama ileride kozmetikle ilgili bir işim olsun istiyorum =)

9-)Bloguma 10 üzerinden kaç puan verirsin? Gelecek için bana tavsiyelerin neler?

Bloguna 10 üzerinden 5 verirdim. Çünkü henüz yepyeni bir blogun var. Zamanla çok daha güzel olacağından eminim =))

10-)Sihirli bir lamba buldun. Tek bir dilek hakkın var. Ne dilersin ?

Yeyip yeyip kilo almamayıı =)

11-)Eğer teknoloji televizyonların içinden istediğimiz dizi yada filmin içine girmemize imkan verecek kadar gelişseydi hangi dizi yada filmin içine girmek isterdin?

Muhteşem Yüzyıl'ın içine girer, hepsini öldürür kurtulurdum. Nedir bu yani her hafta stres stres =))

 12-)Bir sabah uyandın ve artık internet ve telefon diye birşey yok. Sonsuza kadar yok olmuş. Tepkin ne olur?  

İlk başta dehşete düşerim ama sonrasında illaki vakit geçirecek başka şeyler bulabilirim =)

Vee son olarak Gezginportakal'ın soruları =)

1. Mevsimleri renklerle ifade edecek olsanız, hangi renk olurlardı?

Kış elbetteki beyaz. Yaz - sarı. Sonbahar - turuncu. İlkbahar - yeşil. Çok klasiğim biliyorum =))

 2. Sizin için en anlamlı ay ve anlamlı olma sebebi nedir?

Nisan. Doğduğum ay çünkü =))

3. Sizi en çok etkileyen film /kitap /müzik nelerdir?

İncir kuşları beni en çok etkileyen kitaplardan biridir. Gerçek yaşam öyküleri beni hep çok etkilemiştir.

4. Karar vermekte zorlanır mısınız? En çok hangi durumlarda kararsız kalırsınız? 

O durum birazcık farklı bende. Bazen çok düşünmem gereken bir şeye hemen karar verebilirim, bazen de çok basit bir şey hakkında saatlerce düşünebilirim =) 

5. Geçmişe ait tekrar yaşamak istediğiniz bir an var mı? Özel değilse paylaşır mısınız?

Geçmişte daha çok keşke yaşamasaydım dediğim anlar var..

 6. Evcil hayvanınız var mı? Yoksa olmasını ister miydiniz?

Bir köpeğim var =)

7. Üç seçeneğiniz olsa, bu üçünden hangisini olmak isterdiniz?
Gökyüzünde bir kuş mu? Denizde bir balık mı? Ormanda bir aslan mı?

Kuş olmayı isterdim. Onların özgürlüğüne oldum olası özenmişimdir =)

8. Aylık takip ettiğiniz bir dergi var mı?

Düzenli olarak takip ettiğim bir dergi yok. Denk gelirsem ve konular ilgimi çekerse alırım =)

9. Hangisinde daha çok huzur bulursunuz: Deniz havasında mı, orman havasında mı?

İkisi bir arada olsa? =))

10. En son ne zaman alışverişe çıktınız? Ne aldınız?

İki hafta önce indirimdeyken Doa Kozmetik'ten bir alışverişim oldu yine :(

11. Hayatınızda "asla" deyip de yaptığınız birşey oldu mu?

Ohoo o kadar çok oldu ki hangi birini sayayım. Büyük konuşmamayı öğrendim ama artık =)) 

Çok uzun bir yazı oldu. Umarım sıkılmadan okumuşsunuzdur =) Ben cevaplarken çok eğlendim =) Bu güzel mim için gezginportakal'a , zuzuoldumben'e ve inturkey'e çok teşekkür ederim. Mimi yapmayan çok az kişi kaldığı için de yapmayan herkesi mimliyorum. Sorular arasından dilediğiniz 11ini seçip cevaplayabilirsiniz =)

Sevgilerimle..    

  



 

  


  

 

   
    




26 Şubat 2013 Salı

Konuk Yazarım#1 Bakımlıolmakaşktır- Essence Home Sweet Home Allık

Merhabalar..

Çok çok sevdiğim arkadaşım Bakımlıolmakaşktır'ım beni kırmadı ve blogumun ilk misafiri oldu =) Sizin için, bana da hediye etmiş olduğu, Essence'in Home Sweet Home koleksiyonundan 02 numaralı allığını yorumladı.

Bu çok güzel yazı için arkadaşıma çok çok teşekkür ediyor ve aradan çekliyorum =))


 
Merhaba Sevgili Okurlarım,
Essence'in koleksiyonlarına herkes gibi ben de bayılıyorum. Özellikle allık hastası biri olarak ne yalan söyleyim son iki koleksiyondan da özellikle allıkları aldım sadece ve iyi ki de aldım! Gerçekten hiç pişman etmediler beni. Bu demektir ki bundan sonra gelecek koleksiyonlarda da özellikle ilk olarak allıkları alacağım. Martta yeni bir koleksiyon geleceği duyumunu aldım ve sabırsızlıkla beklemeye koyuldum. 




Home Sweet Home bizim deyimimizle "Evim evim güzel evim" gerçekten ev sıcaklığını yansıtan ve özellikle ince ayrıntı olarak (far ve allıklarda) düşünülmüş örgü deseniyle oluşturulmuş :) İnsana sıcacık kış günlerindeki  kestane pişen evini hatırlatmıyor mu :) Bu ince ayrıntıyı ben şahsen çok sevdim. Ama bir rujlarda bu olmamış neden kalıcı ruj mu kullanır insan evde (: Ama rujlarında gözüm kalmadı diyemem alamadım ama belki bulursam sonra alabilirim :)


Allığın genel özelliklerine gelecek olursam eğer, 02 numara Wool-d You Cuddle Me? allığımız iki renkten oluşuyor. Turuncu ve tatlı bir pembe. Dipnot olarak belirtmek istiyorum ki 01 numaradaki pembe ile aynı ton değiller o daha koyu bir pembe vişne çürüğüne yakın diyebilirim. Yukarıda yoğun swatchları da görüyorsunuz. Tam tonları aynen o şekilde :) Aşağıda ise pembeyi tek ve turuncu ve pembeyi karışmış halde görüyorsunuz. Karışınca ortaya çıkan renk tam olarak mercan rengi oluyor. Allığın turuncu kısımları matken pembe kısmında çok çok hafif ışıltılar var. Ki ben ışıltı çok seven biri olarak bunu da seviyorum :) 

Renklerin pigmentasyonlarını aşağıda gördüğünüz gibi gayet başarılı. Allık kesinlikle tozutmuyor. Yüzümde gayet aydınlık güzel bir görüntü oluşturuyor. Kalıcılığı ise bence çok çok çok başarılı. 


İçerik listesi ise aşağıda gördüğünüz gibi hiç iç açıcı değil Talc ve Mica başı çekiyor. Paraben yok yerine Mica var ne kadar sağlıklı bilemiyorum! Ama düşününce 9.5 TL lik yurt dışında da 2 3 euro luk bir allık için daha fazlası olamazdı belki. Tabi yine düşününce The Balm allıkları artık indirimde 15 TL ye kadar düşüyor ve içerik listeleri temiz. Renklerine ve yapısına vurulmasam The Balm daha mantıklı ama gönül durmuyor işte :) 

    
 Hala bulabilir misiniz bilmiyorum ama ben en son gittiğim de Rossman da vardı. Bitmeden koleksiyon bence bir bakın derim ki zaten almayan yazmayan blog kalmamıştı. Ben de sonunda yazdım rahatladım. Bu benim ilk konuk yazar yazım tabii ki Koyukirmizim ın konuğuyum :) Öncelikle konuk ettiği için ve sonrasında da bu allığın fotoğrafları ve swatchlarını benim için fotoğrafladığı için kendisine kocamannn teşekkür ediyorum :)  


25 Şubat 2013 Pazartesi

Diyet Kontrolüm - 25.02.2013

 Merhabalar..


Geçen hafta bu yazıyı yazarken sıcağı sıcağına tüm kızgınlığımı dökmüştüm yazıya. Sizler de yorumlarınızla motivasyonumu yeniden kazanmama nasıl yardımcı oldunuz bilemezsiniz. Bu yüzden bu yazıya size teşekkür ederek başlamak istedim. Her zaman aynı şeyi söylüyorum iyiki blogum var ve iyiki siz varsınız. Hem yorumlarla, hem de maillerle beni destekleyen herkese çok ama çok teşekkür ederim =))


Gelelim bu haftaya =)
Geçen hafta her ne kadar sabrım kalmadı artık diye bağırsam da, eski diyetlerimde yaptığım hatayı tekrarlamayıp, hırsımı yemeklerden çıkarmak yerine, tam tersi çok daha fazla dikkat ederek, nerede hata yaptığımı bulmaya çalışarak geçirdim 1 haftamı. Diyetimi yine çok dikkatli uyguladım ve meyvelerini bu hafta toplamaya başladım diyebilirim..

Bugün diyetisyen dönüşü çok ama çok mutluydum çünkü bu hafta 1,9kg daha hafifledim =)) Demekki geçtiğimiz haftalardaki tıkanma noktasını nihayet bu hafta kırabilmeyi başarmışım =) Şimdiki kilom 102.7 ve toplamda 19,4 kg vermiş oldum böylece =)

19,4 kg gerçekten çok güzel bir sonuç. Ben hayatımda hiç bu kadar sürede bu kadar kilo vermedim. Ortaokuldan beri sürekli diyetisyen diyetisyen gezdiğim ve hayatımda diyette olmayan bir süreç yaşamadığım göz önüne alınınca, hala motivasyonumun diyete ilk başladığım günkü kadar yerinde olduğunu görmek beni hem şaşırtıyor, hem de çok mutlu ediyor =)

Diyet yazılarımı ilk kez okuyanlar vayy 19 kilo mu verdin şeklinde yorumlar yapınca gülüyorum çünkü bende hala 19 kilo mu verdim ben şimdi modunda şaşkınım =) 

Diyetimle ilgili tek sıkıntım spor yapmıyor oluşum. Vücudum artık bildiğiniz hamur modunda yumuşacık. Biraz daha sporu ihmal edersem sarkmalar yaşayacağım ve bundan çok korkuyorum. Bu yüzden madem evde yan odadaki koşu bandı üzerinde 20dk yürümek bana zor geliyor diye kendime kızdım ve bir spor salonuna başlama kararı aldım. Yani aslına bakarsanız bir nevi ceza verdim kendime :p =) Elbetteki ceza değil ama bir spor salonunda, spora karşı motivasyonumun daha çok artacağını düşünüyorum. Sonuçta evde tek başıma spor yapmak sıkıcı ama o ortamda herkes spor yaptığı için daha keyifli olacaktır diye düşünüyorum.

Stajımdan ötürü vakit sıkıntım var. Bu yüzden evimin yakınında olan B-fit'e gitmeye karar verdim. Bugün birazdan deneme seansına gideceğim. Hatta yazıyı biraz daha uzatırsam geç kalacağım o yüzden yeterince uzun olan yazımı daha da uzatmadan burada bitiriyorum =))

Hepinize tekrar tekrar çok teşekkür ediyorum. 
Haftaya da umarım yine böyle güzel haberler verebilirim size =)
İyiki varsınız =)
Sevgilerimle..

24 Şubat 2013 Pazar

Alice'den Gelen Sürpriz Hediyelerim =)

Merhabalar..

Perşembe günü eve geldiğimde beni yatağımın üzerinde sürpriz bir paket bekliyordu. İlk düşüncem ben yine nereden alışveriş yaptım da unuttum, hangisi geldi oldu =)) Ama paketi alıp incelediğimde gerçekten çok şaşırdım. Alice Polonya'dan dönerken beni de unutmamış ve biraz sonra göreceğiniz paketi benim için hazırlamış =)

Paketlemesi öyle güzeldi ki, öyle özenerek hazırlamış ki ilk başta kurdeleleri açmaya bile kıyamadım =))



Bir de hepsinin üzerine minik minik notlar yazmış =) İşte hediyelerimm =))


Tek tek bakacak olursak;

 
Cettua Siyah Nokta Bantlarını zaten çok seviyordum ve bunu da keyifle kullanacağım =)
Bu minik kalpler banyo keyfimi süsleyecek =)
Ve bu nem maskesi de cildimin kışın en çok ihtiyacı olan şey =) Hemencecik uygulayacağım çünkü sonucunu çok merak ediyorum =))


Paketimden çıkan bir diğer şey ise bu sevimli mi sevimli portakallı lip balm =) Kokusu, şekli öyle güzel ki çoktan çantama attım bile. Dudaklarım kurudukça çıkarıp çıkarıp kullanıyorum. Zaten oldum olası meyve kokularına bayılırım bunu da koklamaya doyamıyorum. Dudaklarımı da çok güzel nemlendiriyor =)

Vee son olarak Catrice'in C04 - Feel The Yacht Beat isimli bu mavi ojesini yollamış. Dayanamayıp hemencecik denemek istedim..
Rengin güzelliğini görüyorsunuz değil mi? =))


Alice'cim canım benim ben sana nasıl teşekkür edeyim bilemedim. Hediyelerimin hepsi birbirinden güzel, ona mı teşekkür edeyim yoksa beni unutmayıp, taa Polonya'lardan bunları benim için getirecek kadar ince oluşuna mı teşekkür edeyim inan bilmiyorum =)
Çok ama çok mutlu oldum canım =))

Sevgilerimle..

22 Şubat 2013 Cuma

Hediyeleşme Etkinliği - Eşleşmeler =)

Merhabalar..


Hediyeleşme etkinliğimiz sona erdi ve ben yukarıdaki resimden de görebileceğiniz gibi teker teker eşleştirmeleri belirledim =)
Tek kalmamak için son anda yine bir duyuru yaptım ama katılan 2 kişi olduğu için yine tek kaldım ve açıkçası heyecandan mahrum kalmak istemediğim için adımı 2 kere dahil ettim ve dolayısıyla iki kişiyle eşleşmiş oldum =)


Şimdi bakalım kimler eşleşmiş =))





Derya - Aylin Ekşi












Koyukırmızı - NailedIt!





Begum Salurvan -  Koyukırmızı



Umarım herkesin memnun kalacağı bir etkinlik olur. Herhangi bir sıkıntı yaşarsanız bana nasıl ulaşacağınızı biliyorsunuz =))  
Hediyelerinizi görmeyi merakla bekliyorum =))
Sevgilerimle =)) 

Hediyeleşme Etkinliği - Son Duyuru




Toplamda 41 kişi olduk. Sanırım kendi etkinliğimde ben boşta kalacağım :( Yok mu katılmak isteyen biri daha?? =)) 00.00da etkinliği sonlandırıyorum. Eğer katılmak isterseniz buraya =)

21 Şubat 2013 Perşembe

Sleek Face Contour Kit

Merhabalar..

Artık nihayet bilgisayarımı ofise getirebiliyorum. En azından boş zamanlarda yazılarımı yazabileceğim ve blogumu ihmal etmeyeceğim için çok mutluyum =)

Şimdi gelelim yazımızın konusuna =)



Sleek Face Contour Kit'i çok uzun zamandır istiyordum. Açıkçası önceleri yurtdışından alışveriş yapmaktan korktuğum için, sonrasında da kendi sitesinden sipariş etmek istediğimde bir türlü stokta bulamadığım için alamamıştım. Daha sonra Gittigidiyor'da bu satıcının listesinde olduğunu görür görmez fiyatına bile bakmadan aldım =) Keşke Türkiye'de de olsa da daha rahat ulaşabilsek bu ürünlere..


Sleek Face Contour Kit adından da anlaşılacağı üzere tamamıyla yüz kontürü yapmak için üretilmiş bir ürün. 
İki kısımdan oluşuyor. Bir kısmı bronzer, diğer kısmı ise aydınlatıcı.


Sleek ürünlerinin ambalajlarını da çok sade ve hoş buluyorum. Bu ürünün ambalajı da yine hem dayanıklı hem de şık. İçinde, resimde de gördüğünüz gibi bir aynası var. Bu açıdan da yine pratik bir ürün.


Bronzerı kontür yapma amaçlı olarak üretildiği için tamamıyla mat. Aydınlatıcısı da bence tam kararında. Hafif bir ışıltı veriyor ama kesinlikle ben buradayım diye bağırmıyor.

Ürünün 3 renk seçeneği bulunuyor. Light, Medium  ve Dark. Bendeki en açık olan light rengi.


Ürünle birlikte içinden yüz kontürünün nasıl yapılacağını gösteren bir kağıt çıkıyor. Artık çoğumuz yüz kontürü nasıl yapılır biliyoruz ama bilmeyenler için oldukça açıklayıcı bir kılavuz.

Koyu renkle gösterilen yerlere bronzer, açık renkle gösterilen yerlere ise aydınlatıcı uyguluyoruz. Böylelikle yüzümüzün hatlarını belirliyoruz. Elmacık kemiklerimizi daha da belirginleştirebiliyoruz ve yüzümüzü daha ince gösterebiliyoruz..


İçeriği;


Bu ürün benim günlük rutinime çoktan girdi. Hatta bitmesine az kaldı bile diyebilirim. Bittikçe, eğer bulabilirsem kesinlikle tekrar tekrar alabileceğim bir ürün. Eğer ulaşma imkanınız varsa sizlere de gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim =)

Sevgilerimle..

18 Şubat 2013 Pazartesi

Diyet Kontrolüm - 18.02.2013

Merhabalar..



Aslında şu an şu yazıyı yazmak hiç bir şekilde içimden gelmiyor.. Sabır diyorum, durdu kilo vermem ama o direnci kıracağım diyorum ama artık cidden sabrım kalmadı..


Hiç uygulamadığım kadar düzgün uyguladım bu hafta diyet programımı. İş yerinde öğle yemeklerinde etrafımdaki herkes pideler, kebaplar, dönerler yerken ben her sabah evde hazırladığım minicik tatsız tuzsuz savdviçleri yedim. Midemin gurultusunu bastırabilmek için de bol bol su içtim. Ara öğün bile atlamadım ya cidden atlamadım. Akşam yine aynı şekilde çok dikkatliydim. 

Sadece sütlü tatlı hakkım yerine sütlaç yedim. İçindeki o 1 çay kaşığı bile etmeyecek pirinç yüzünden sütlaç yasakmış. Bilmiyordum..Bir de dün dondurma yedim 3 top karamelli ve kurabiyeli. Onun vicdan azabıyla da akşam yemek fln yemeyip meyveyle geçiştirdim..

İyi de neden yani onu anlamıyorum. Hadi tamam diyelim ki bu hafta diyetimi çok düzgün yaptığım için 1kg vermiş olayım ve o azıcık pirinç ve 3 top dondurma bana 500 gramını geri aldırsın iyi de koskoca haftada 100gr vermek ne demek ya!

Diyorum ya cidden sabrım fln kalmadı. 1 aydan fazladır kilo vermem öyle azaldı ki ağlayacağım 
 artık sinirimden o derece moralim bozuk. Halbuki ben bugün diyetisyene giderken iyi geçen 1 haftadan sonra en az 1 kg vermiş olacağımdan emindim..

Her neyse.. Sonuç olarak bu hafta 100gr vermişim. Yeni kilom 104,6. Toplamda da 17,5 kg verdim..

Sevgilerimle..

17 Şubat 2013 Pazar

Hediyeleşme Etkinliği İçin Son Günler =)

Merhabalar..


Hediyeleşme etkinliğine katılmak için son günler.. 22 Şubat'ta katılım sona erecek ve 23 Şubat'ta eşleşmeleri açıklayacağım. Hala katılmadıysanız buradan lütfen =))

Etkinliğe katılan arkadaşlarımın da maillerini kontrol etmelerini rica ediyorum  =)

Sevgilerimle..

16 Şubat 2013 Cumartesi

MAC Painterly Paint Pot

Merhabalar..




Mac'in Painterly Paint Pot'unu duymayan ya da yazmayan kaldı mı bilmiyorum ama ben bir de benden dinleyin istedim =)




Paint Pot'lar bildiğiniz gibi hem farın altına baz olarak, hem de tek başına krem far olarak kullanılabiliyor. 
Ben Painterly'i pembemsi ve ten rengine yakın olan renginden ötürü, daha çok baz olarak kullanacağım düşüncesiyle almıştım ama makyaj yapmadığım günlerde, göz kapaklarımın rengini dengelemek için tek başına da kullanıyorum.

Rengi;



Paint Pot'ların yapısı oldukça kremsi ama göze uygulandığında kuruyor. Bu yüzden kalıcılığı çok iyi. Concealer fırçasıyla uygulama yaptığımda da sonuç başarılıydı ama açıkçası parmaklarımla uyguladığımda hem sonuç daha iyi oluyor hem de parmakla uygulamak açıkçası bana daha pratik geliyor. Bu yüzden uygulamamı genelde bu şekilde yapıyorum.



Göz kapaklarındaki renk eşitsizliğini dengelemekte çok başarılı. Üstüne uyguladığım farın rengini ise oldukça belirginleştiriyor. 


Ama baz olarak açıkçası ben çok beğenmedim. Çünkü uyguladıktan bir kaç saat sonra malesef hangi marka farı kullanırsam kullanayım çizgilenme yapıyor. Bu yüzden, ben Paint Pot'un altına renksiz bir far bazı daha uyguluyorum ve sonuç çok daha iyi oluyor. 

Yine de iyiki almışım dediğim bir ürün. Çünkü, alttaki resimde de göreceğiniz gibi kılcal damarlarım cilt yüzeyine çok yakın. Painterly uyguladığımda o kızarık görüntü ortadan kayboluyor ve göz makyajı için güzel bir zemin hazırlamış oluyorum. Aynı zamanda farın rengini belirginleştirmesi ve kalıcılığını arttırması da memnun kaldığım diğer bir yönü.

Şimdi de gözde duruşunu görelim =)



Göz kapağına çok az miktarda uygulama yapılması yeterli olduğu için oldukça bereketli bir ürün olduğunu söyleyebilirim. Dolayısıyla uzun bir süre kullanabileceğimi düşünüyorum.

Eğer amacınız renk dengesizliğini gidermek ve farınızın rengini belirginleştirmekse kesinlikle tavsiye edebileceğim bir ürün. Ama ben iyi bir far bazı arayışındayım diyorsanız, yukarıda da belirttiğim gibi ben baz olarak çok memnun kalmadım. Benim için önemli olan renk eşitsizliğini gidermek olduğu için memnunum ve bittikçe de alabileceğim bir ürün kendisi =)



Son olarak ürün 5gr ve ben Mac'ten 54 TL'ye aldım.

Sevgilerimle..