Sayfalar

30 Ağustos 2012 Perşembe

Flormar 4'lü far paleti - 403

Merhabalar..

Dün Flormar'ın Pretty serisinden aldığım 4'lü far paletlerine bakmıştık. Bugün de aldığım diğer bir 4'lü farından bahsedeceğim. 









Yeşil ve tonları benim günlük makyajımda tercih ettiğim renkler. Bu paletteki her bir renge bayıldım. Rahatlıkla kullanılabilecek renkler bence. Kalıcılığı çok iyi. Ağırlığı 12g. Fiyatı ise kendi sitesinde şu an indirimde 13TL. Fiyatının sonuna kadar hakkını veriyor bence. Pigmentasyonu çok iyi. Elinizi 1 kere sürmeniz bile istediğiniz rengi elde etmenize yetiyor. Bu far paletinin de tek sıkıntısı fazla tozutması. Gün içinde kirpiklerime bile dökülmüş. Birazdan resimlerde göreceğiz zaten. 

Renklerin içinde minicik ışıltılar var. Oldum olası parlak renkleri sevdiğim için bu açıdan da çok sevdiğim bir palet oldu. Swatchları ve gözde duruşu şu şekilde;





Kirpiklerimdeki ışıltıları görüyorsunuz değil mi? Sabah farları uyguladım eve döndüğümde böyle olmuştu. 

En açık olan yeşili göz kapağıma, bir ton koyusunu gözümün katlanan bölgesine, en koyu olanı ise ıslattığım eyeliner fırçası ile alt ve üst kirpik dibime uyguladım. Kaş altıma ise paletteki en açık renk olan, içinde çok azıcık yeşillik bulunan beyaz far ile aydınlattım. Rimelim maybelline XXL Pro. 
Eğer dökülmesi, tozutması benim için sorun değil diyorsanız, şiddetle tavsiye edebileceğim bir palet. Benim için sorun değil, o yüzden iyiki almışım =)

Sevgilerimle..


29 Ağustos 2012 Çarşamba

Flormar Pretty Compact 4lü Far Paletleri- P045- P042

Merhabalar..

Flormar'ın 07 numaralı 5li far paletini kullanmaya başladığımdan beri diğer farlarını da merak ediyordum. Bu yüzden dayanamayıp 4lü far paletlerinden de 3 tane edindim. İyiki almışım diyorum çünkü çok sevdim hepsini de. 

Öncelikle P045 ile başlamak istiyorum;





Aldığımdan beri neredeyse her gün kullandığım bir palet oldu. Renkleri günlük makyaja çok uygun olan nude renkler. Zaten kahverengi de benim göz makyajında vazgeçilmez rengimdir. 

Swatchları şu şekilde;



En sağdaki renk zaten ten rengi olduğu için pek anlaşılmamış..

Paletlerin ağırlıkları 14g. Fiyatları da oldukça uygun. Ben faturamı kaybettiğim için tam hatırlayamıyorum ama şu anda kendi sitesinde indirimde 9TL ve bence her kuruşun hakkını veren bir ürün. Pigmentasyonu çok başarılı. Güzel renk veriyor. Baz kullanmadan bile kalıcılığı çok güzel. Birazcık tozutuyor ve bence tek kötü yanı da bu. Göz kapaklarım da cildim gibi aşırı kuru olduğu için çizgilere birikmesi konusunda bir yorum yapamıyorum. Sabah makyajımı yapıyorum ve akşam eve dönene kadar herşey yerli yerinde duruyor. Akma, kokma, uçma  vs.. hiçbir şey yok yani.. Dolayısıyla herkese gönül rahatlığıyla tavsiye edebileceğim bir palet.

Bakalım gözde nasıl duruyormuş??


Göz kapağıma ten rengini uyguladım. Açık kahveyi gözümün katlandığı bölgeye bir karıştırma fırçası ile iyice yedirdim. Islattığım eyeliner fırçamla koyu kahverengi farı alıp eyeliner olarak alt ve üst kirpik diplerime uyguladım. Son olarak en açık renk olan krem rengini de kaş altıma ve göz pınarıma uyguladım. I love extreme mascaramı sürdüm. Oriflame kaş kiti ile kaşlarımı doldurdum ve sonuç işte günlük, doğal bir göz makyajı..


Diğer paletimiz ise içinde mavinin tonlarını barındıran P042

Paletlerle ilgili yorumumu yukarıda yaptığım için sizi resimlerle başbaşa bırakıyorum =)













Mavi göz makyajımda çok sık kullandığım bir renk değildir. Yine de elimde bulunsun diye aldığım bir far bu da.

Öncelikle açık maviyi göz kapağıma uyguladım. Katlanma bölgesine ondan daha koyu olan lacivert farı uyguladım. Yine eyeliner fırçamı ıslatarak en koyu rengi eyeliner olarak alt ve üst kirpik dibine sürdüm. Paletteki beyaz renk ile de kaş altımı ve göz pınarlarımı aydınlattım. Rimelim Loreal Mega Voluma Collagene 24H. Ve işte sonuç böyle =)

Yarın da Flormar'ın başka bir serisinden aldığım yeşil tonlarındaki far paletini tanıtacağım size. İzlemede kalın =)

Sevgilerimle..

27 Ağustos 2012 Pazartesi

Günün Ojesi - Essence 55 Let's Get Lost

Merhabalar..

Nihayet tırnaklarım uzadı da size bir günün ojesi yazısı yazabiliyorum.




Bu ojeyi yazın başında almıştım ve şimdiye kadar sürüp, rengini en çok beğendiğim mavi oje oldu benim için. Hemencecik kuruması da bu ojeyi sevmemdeki en büyük etken diyebilirim. Sevmediğim yanı ise kalıcılığı. Sabah sürdüğümde akşama uçları çıkmış oluyor. Her gün oje yenilediğimden benim için çok da sorun olmuyor açıkçası.

Ojenin rengi ve tırnakta duruşu ise şu şekilde;



Tırnaklarım için düzenli olarak menekşe yağı ve neutrogena el ve tırnak kremini kullandım. Bu iki ürün sayesinde bu kadar uzatabildim tırnaklarımı. Tırnaklarım hem daha çabuk uzadı hem de daha dayanıklı oldular. Bu iki ürünün önerisini Aswang'ın Kösesi'nde okumuştum ve hemen uyguladım. Benim için kırılmadan bu kadar uzamaları mucize gibi bir şeydi. Bu yüzden ona ne kadar teşekkür etsem az =)


** Bu arada okuduğum bir habere göre hepimizin her gün, hatta bazen günde defalarca kullandığımız aseton riskli kimyasallar grubundaymış ve  AB uyum süreci çerçevesinde yasaklanması bekleniyormuş. Onun yerine etil asetat ve hidrojen peroksit gibi kimyasalları kullanacakmışız. Listede sadece aseton olsa yine iyi! Senelerdir kullanılan naftalin de yine yasaklı kimyasallar listesinde. Ne yazık ki insan sağlığının hiçe sayıldığı bir ülkede yaşıyoruz. Sırf AB uyum süreci için değil, bizlerin sağlığı için bu adım çok daha önce atılmalıydı!
Haberi okumak için buraya alayım sizi..

Sevgilerimle..


Alışveriş

Merhabalar..

Blogumu çok çok ihmal ettim yine :(  Başımda bir yaz okulu derdi var ve haftaya bitecek inşallah. Ondan sonra bol bol yazılar yazabileceğim ben de..

Bu yazıda sizlerle 2-3 haftalık yaptığım alışverişleri paylaşmak istiyorum.

İlk olarak Gratis'e gittim ve ordan bu cicileri aldım =)


Essence'in en çok merak ettiğim ürünlerini aldım ve iyiki almışım diyorum çünkü hepsini de severek kullanıyorum. Makyaj çantası ve lipglosslar ise sevimliliklerine dayanamadığım için alındı. Şimdi de tek tek isimlerine ve fiyatlarına bakalım;

Makyaj çantası: 7.90TL
Essence Liquid Eyeliner: 7.95TL
Essence Staj Natural Concealer: 6.95TL
Essence I Love Stage Far Bazı: 8.50TL
Baykuş Lipgloss: 6.90TL
Cupcake Lipgloss: 5.95TL
Maybelline XXL PRO Rimeli ise alışveriş sonrası hediye olarak verildi.

Gratis'ten sonra Lush'a uğradım ve ordan da bu cicileri aldım;


Malesef faturalarını şu an bulamadığım için fiyatlarını teker teker yazamıyorum ama ürünleri tek tek tanıtırken mutlaka yazacağım.

Watsons'dan ve parfümerilerden aldıklarım ise bunlar;




Son olarakta bir Avon alışverişim oldu;


İlerleyen zamanda, yeterince kullanıp fikir sahibi olduğumda hepsinin de yazısını teker teker yazacağım.
Sevgilerimle..

26 Ağustos 2012 Pazar

Kilo Takvimim =)

07.07.2012 --> 121,5 kg

14.07.2012 --> 119,3 kg

21.07.2012 --> 120,2 kg

28.07.2012 --> 120,5 kg

*************** YENİ DİYET ***************

07.10.2012 --> 122,1 kg

11.10.2012 --> 121,0 kg

22.10.2012 --> 118,9 kg

05.11.2012 --> 117,5 kg

12.11.2012 --> 116,4 kg

15.11.2012 --> 116,7 kg

26.11.2012 --> 114,6 kg

03.12.2012 --> 113,9 kg

Toplam: 8,2 kg =)

18 Ağustos 2012 Cumartesi

İyi Bayramlar..

Merhabalar..

İzleyici sayımın nihayet 50yi aştığını görmek en güzel bayram hediyelerinden biri oldu benim için =)) Bu güne kadar yazılarımı okuyan, yorumlarıyla yüzümü güldüren, mutluluğumu da üzüntümü de paylaşan bütün arkadaşlarıma çok teşekkür ederim =)


Nerde eski bayramlar derler ya hani, katılmamak elde değil.. Bayram öncesi sevinçten uyuyamadığım geceleri çok özledim.. Ananemi de babaannemi de geçen sene kaybettim o yüzden buruk bir bayram benim için.. Yine de her bayram güzeldir.. Evin içinde topuklu ayakkabıyla gezebildiğim nadide günlerdir bayram günleri.. Gelen her misafire yapılan ikramlar, evin içindeki kolonya kokusu, mutfakta birikmiş tabaklar vs vs.. sadece bayram günleri sinir etmek yerine mutlu eder çünkü ev kalabalıktır ve evin içi sevdiğin insanlarla dolup taşmaktadır.. 

Küçükken elbetteki bir de toplanılan harçlıklar vardır ki onun mutluluğu da ayrıdır =)) Konu buraya gelmişken her bayram hatırlayıp güldüğüm, beni eğlendiren, kardeşimi de yeter şunu anlattığın diye isyan ettiren minicik bir anı var onu da paylaşmak istedim sizinle =)



Hani klasik her bayram kapımız çalar ve açtığımızda bir sürü çocuk toplanmış vaziyette iyi bayramlar der ya bize, biz de onlara şeker , çikolata ikram ederiz de kapışırlar hani.. Bunu gören kardeşimin ve iki kuzenimin (bunlara biz yapışık üçüzler diyoruz ki halen yapışık yapışık gezmekteler =)) aklına da aynısını yapmak gelir. Yaşları ne kadar küçük olursa olsun bizde adettir ya hani bayramlarda erkek adam takım elbise giyer ya bunlar da aynen öyle şıkır şıkır bütün binayı baştan aşağı tek bir kapı atlamadan gezip iyi bayramlar diliyorlar. Bir gün babaannemin kapısının önündeyim tam zile basacakken bir üst kattan bizimkilerin sesi geliyor. Dur bakalım bir dinleyeyim şunları diyorum. Tanımadıkları birinin kapısının önündeler sen bas zile, olmaz sen bas şeklinde kavga ediyorlar, sanki zile kimin bastığının bilecekte ev sahibi =) En sonunda cesaret edip zile biri basıyor ve kapı açılıyor. Üçü birden iyi bayramlaaar şeklinde koro halinde bir giriş yapıyorlar olaya. Ev sahibi de teşekkür edip şekerliği almaya gidiyor içeri. Geldiğinde de ikram ediyor bizimkilere. Önce bir sessizlik oluyor, sonra kuzenlerimden biri; dişim ağrıyor abi ben almayayım diyor.
Diğeri; ben de çok yedim abi karnım ağrıyor ben de almayayım diyor
Sıra kardeşime geliyor bombayı da o patlatıyor zaten; abi benim de dizim ağrıyor!!???
Adamcağız şoka giriyor tabi nerden bilsin peki o zaman neden geldiniz çocuklar madem şeker yemiyosunuz diyor
Biz sadece iyi bayramlar dilemek istemiştik cevabını alıp kapıyı kapatıyor..
Akabinde benim kahkahalarım da tüm binayı sarıyor tabiki uyanıklaaarr şeklindeki nidam da cabası.. Üçü de üst kattan kafayı uzatıp şapşal şapşal bakıyorlar bana..
Eee uyanık değil de ne bunlar.. Tanımadığın adam sana neden harçlık versin değil mi =)
Utançlarından daha da kapı fln çalamayıp eve döndüler. O gün bugündür de unutturamadılar bana durumu yazarken bile gülüyorum şu an suratları aklıma geldikçe.. Çocukluk işte bu yüzden güzel aslında şu yaşında şunu yapamazsın ama o zaman yapılıyor..

Hepinize sevdiklerinizle birlikte geçireceğiniz bol el öpmeli, bol gülücüklü ve herşeyden önemlisi mutluluk ve huzurla dolup taşan nice güzel bayramlar diliyorumm..
Sevgilerimle..

14 Ağustos 2012 Salı

Bitenler ve Bitmek Üzere Olanlar #1

Merhabalar..

Bu benim bitirdiğim ürünlerle ilgili ilk postum. Her ne kadar öyle çok ürün bitirmemiş olsam da paylaşmak istedim. Yakın zamanda dev bir project pan yapmayı düşünüyorum. O zaman daha çok ürün bitecek tabiki. Al al nereye kadar, biraz da bitirmek lazım değil mi =)



Önce makyaj temizleyicilerine bakalım;

Sephora Yüz Temizleme Köpüğü: Rimeli bile çok güzel temizleyen, beğendiğim bir üründü. Özellikle yüzümde bıraktığı yumuşaklığı ve temiz görüntüyü çok sevdim. Kesinlikle tekrar alacağım bir ürün.

Sephora Waterproof Göz Makyaj Temizleyicisi: Hiç uğraştırmadan rahatlıkla makyajımı çıkarmamı sağladı bu ürün. Gözde yanma vs.. hiç bişey yapmadı. Sadece elimin ayarını kaçırıp pamuğuma biraz fazla aldığımda bir süre gözlerim bulanık gördü ama o kadar. Onun dışında çok çok memnun olduğum bir ürün. Ayrıca çok da bereketli. Kullan kullan bitmedi. Stoklamıştım zaten. Şu an 2. kutusuna çoktan geçtim bile =)

Bioderma Sensibio H2O : Söylememe gerek var mı bilmiyorum ama aşığımm ben kendisine =) Elbetteki bitirip bitirip tekrar alacağım ve almaktan hiç bıkmayacağım bir ürün. Zaten dev boyutu sayesinde bir şişeyi aylarca kullanabiliyorum.


En kolay bitirdiğim ürün elbetteki asetonlar.. Haklarında teker teker konuşmaya gerek yok. Söyleyebileceğim tek şey ortadaki Şelale markalı olan var ya, onu görünce kesinlikle almayın..Ben böyle ağır kokan bir aseton daha önce hiç kullanmadım. Başıma ağrılar girdi resmen ojelerimi her çıkardığımda.. 



Watsons Yabanmersini Özlü Body Scrub: İçindeki tanecikleri büyük. O yüzden kullanırken resmen canımı acıttı. Bir de 300g olmasına rağmen hemencecik bitti. Sevemedim ben. O yüzden tekrar almayı düşünmüyorum.

Wella Hacim Veren Şampuan: Bu da sevdiğim bir şampuandı. Vaadettiği gibi hacim verdi saçlarıma. Aynısının saç kremini de kullanıp bitirdim. Boş kutusunu attığım için resmini çekemedim. Aynı şampuanın uzun süre kullanıldığında saça yararı olmadığını düşündüğüm için bu ürünü kullanmaya ara verdim. Sarımsaklı bir şampuan kullanıyorum şu an. Bu şampuanı da ilerleyen zamanda elbetteki tekrar alıp kullanacağım.

Rexona Deodorant: Ter kokularını kesinlikle engelleyen ve bitirdikçe aldığım, memnun olduğum ürünlerden yine.


Pure Beauty Jasmine Water BB Cream: Daha önce yazısını yazmıştım. Okumak isteyenleri buraya alayım =)

Loreal True Match Super-Blendable Pudra: Gördüğünüz gibi ortasında kocaman bir delik açıldı. Kısa sürede biteceğini umuyorum. Kapatıcılığı orta seviyede diyebilirim. Sırada kullanılmayı bekleyen bir adet daha pudram var ve o da beni uzun süre idare edeceği için tekrar almayı düşünmüyorum. Bir de öyle çok çok severek kullandığımı söyleyemeyeceğim daha güzellerini de kullanmıştım yani..

Inglot Gel Eyeliner: Çok şey bekleyerek aldığım bu eyeliner beni malesef hayalkırıklığına uğrattı. İlk aldığımda renk vermesi, sürümünün kolaylığı vs.. çok beğenmiştim ama aldıktan kısa bir süre sonra kurudu. Isıtarak kullanabildiğim kadar kullandım. Artık kullanılacak durumda olmadığı için de atmak durumundayım. Bir daha da almam..

Maybelline Line Definer Göz Kalemi: Bu da beni hayalkırıklığına uğratan bir diğer ürün. İnce olduğu için gözümün üstüne incecik eyeliner gibi çekebileceğimi düşünüp almıştım ama renk vermesi için baya bir uğraşmam gerekti. Uğraşırken de inceliğinden ötürü kırıldı sürekli ucu, ziyan oldu. Bu da tekrar almayı düşünmediğim bir ürün..


Şimdilik bitenlerim bu kadar. Ürün bitirmek ve bunları biriktirip hepsini bir arada görmek ve göstermek cidden çok keyifliymiş. O zaman bol bol ürün kullanmaya devamm =)

Diğer yazılarda görüşmek üzere..

Sevgilerimle..

7 Ağustos 2012 Salı

MİMLENDİM =)

Merhabalar..

Eveet bugün itibariyle ilk defa mimlenmiş oldum. Sevgili arkadaşım gizemizmirli mimlemiş beni.. Onun cevapları için buraya alıyım sizi =)

Gelelim sorulara;

 

1- Çaresi bulunmayan bir hastalığa yakalandınız ve bunun sonucunda yaklaşık 1 yıllık ömrünüzün kaldığını öğrendiniz. Kalan 1 yılınızda ne yapardınız ?

 
Yapamadığım ne varsa yaparım. Bi kere ilk başta diyet listemi yok ederim nasılsa ölücem yani kasmanın anlamı yok. Okulu bırakıp bol bol alışveriş yaparım, para harcarım deli gibi. Ben öldükten sonra da ailem aldıklarımı ikinci el fln bi şekilde satıp ödesinler borçları bi zahmet. Zaten topu topu ne kadar kullanıcamki.. İçimde bugüne kadar biriktirdiğim ne varsa sayarım herkesin suratına. Bunları yaptıktan sonra daha da vakit kaldıysa eğer hastalığıma çare bulunmasın da ölüyüm diye dua ederim heralde. Olur da bu kadar şeyden sonra Allah muhafaza yaşarsam fln olmaz yani..


2- Fobileriniz , takıntılarınız var mı ? Varsa neler ?


Var mı ne demekk?? Bir sürü var. Bi kere karanlıkta uyuyamam, yalnız başıma evde kalamam ama en vahimi böceğin uçanına, kaçanına her türlüsüne alerjim var. Onlar da gıcık zaten bana. Ne zaman dışarda çay içeyim desem illaki gelip çayımın içinde intihar ediyorlar. Olmadı gece sinsice yastığımın altına giriyorlar ve sabah gördüğümde çıldırıyorum resmen. Sonraki gece de yine gelirler ağzıma, kulağıma , burnuma kaçarlar diye uyuyamıyorum ben.


3- Bir sabah kalktınız ve dünyada hiç bir insan olmadığını öğrendiniz, ne yapardınız?



İlk başta çok eğlenirdim, koca dünya bana kalmış daha ne =) Ama sonrasında da çok sıkılırdım ne yalan söyleyeyim..


4- Dünyayı dolaşmak isteseniz hangi ülkeden başlardınız ? Neden ?



Mauritius adasından başlardım. Hatta başlamazdım ömür boyu kalırdım orada. Şu adanın güzelliğine baksanıza yaşanmaz mı burda =)


5- En son yaşadığınız küçük düşürücü , unutamadığınız olay ?


Üfff..Düşündükçe hala kötü oluyorum ama yazıyım hadi. Staja daha yeni başlamışım ilk haftaydı sanırım. Patron sağolsun bana dağ gibi yığılmış kağıtları verdi firma ismine ve tarihlere göre ayrılacak diye. Milyon tane firma, milyon tane kağıt var. Saat 10 gibi başladım ben ayırmaya 5te çıkış vaktim geldiğinde daha bitmemişti. Nasıl kaptırdıysam kendimi ne yemek yedim ne su içtim ne lavaboya gittim ne de oturdum 2 dakika. Bitsin de kurtuluyum diye hızlı hızlı ayırdım kağıtları bütün gün ve kan ter içinde kaldım resmen. Derdime neyse artık. Arada yanıma gelip konuşanlar oluyo fln ama hepsinde bir gülümseme. Ben de ne kadar akıllıysam artık bir türlü anlamıyorum gidip kendine bi bak dimi. Yok! O an tek odağım o kağıtlar ve o işin bitmesi. Her neyse çıkış saatim geldiğinde çıktım ve arabaya bindim. Arabanın aynasından kendime bir bakıyım dedim bakmaz olaydım. O göz kalemi beni resmen pandaya çevirmiş. Böyle azıcık akmasından fln bahsetmiyorum bildiğiniz göz altlarım kömür karası!! Sadece gözaltım olsa neyse, ben elimdeki peçeteyle terimi sildiğimi düşünürken çenemi burnumu heryerimi simsiyah boyamışım. Yanaklar kıpkırmızı olmuş fondotenden eser kalmamış zaten. Dağılmışım resmen. O görüntüme sadece 2 saniye fln bakabildim sanırım. Ertesi gün işe gittiğimde de herkes ayrı ayrı geçti dalgasını benimle de neyse artık diyorum. E hadi ben salağım vakti zamanı geçtim kendimi bile unutmuşum. Bi Allahın kulu da uyarmaz mı insanı yaa. Aynen bu cümleyi kurduğumda patronumdan aldığım cevaba da üzüleyim mi sevineyim mi bilemedim. O farketmiş aslında da ben kırılırım diye söylememiş bana. Farkedebilmiş Allahtan!!


6- İtiraf edin prens/prenses e dönüşür diye kaç kurbağa öptünüz ?


Bi kere benimkiler hep en başta prensti. Nasıl bir potansiyelim varsa artık bilemiyorum, öptükten sonra kurbağaya dönüştüler..

 7- Asla yanınızdan ayırmadığınız 3 şey ?

Telefonum, cüzdanım ve parfümüm. Klasik =)


8- Hayatınızın bir kitap/film olmasını isteseydiniz hangi kitap/film olmasını isterdiniz?



Jane Austen – Aşk ve Gurur. En az 5 kez okudum bu kitabı. Her okuyuşumda da ayrı bir keyif aldım. Darcy gibi gururlu, ukala bir adamın sevdiği kadın uğruna değişmesi.. Tam hayalimdeki aşk yani..


9- En yakın arkadaşınızın bir uzaylı olduğunu ve sizi ilk denek olarak kendi gezegenine götüreceğini öğrendiniz, ne yapardınız ?

Öncelikle tebrik ederdim onu, milyonlarca insan içinden gelip beni bulduğu için. Sonra da giderdim yaa. Bunca zaman dünyada kaldık da noldu sanki..


10- İsviçreli bilim adamları görünmezlik hapını buldu ve siz bu hapı kullanan ilk kişisiniz. Hapı kullandıktan sonra yapacağınız ilk şey nedir?

Ev ev dolaşır insanların hayatlarını incelerdim heralde. Şimdi bile balkonda oturup şu evdekiler napıyo acaba diye merak eden bir tipim çünkü.  Bana neyse artık..


11- Kendimizi kötü hissettiğimizde yaptığımız şeyler?

Bana kendimi kötü hissettiren her neyse, o şeyi düşünmemek için elimden ne geliyorsa yaparım. Kitap okurum, alışveriş yaparım, arkadaşlarımla vakit geçiririm vs vs.. Kendimle başbaşa kalmaktan kaçınırım önce. Baktım olmuyo yapacak bir şey yok, kaldık kendimizle başbaşa, deli gibi ağlama krizlerim başlar. O dönemde de evden dışarı çıkmamam en hayırlısıdır, çünkü dersin ortasında bile bu krizi yaşadığım olmuştur yani gerisini siz düşünün..

Gizem arkadaşıma bu mim için teşekkür ediyorum. Ben de sevda s. ve neyapsamne  arkadaşlarımı mimliyorum.  Kolay gelsin =)

Sevgilerimle..

5 Ağustos 2012 Pazar

Günün Ojesi- Flormar 344 - 394

Merhabalar..

Bu aralar sık sık kullandığım bu iki ojeyi sizinle de paylaşmak istedim.



Bu iki oje bittikçe aldığım ve severek kullandığım renkler.. Alta 2 kat 344 sürüp, tırnağımın ucuna da bir sünger yardımıyla 394 uyguladım ve sonuç şöyle ;


 Umarım beğenmişsinizdir.

Sevgilerimle...

Watsons Superdrug BB Cream

Merhabalar..

Bu aralar tembelliğimden bir türlü post giremiyorum. Blogumu çok ihmal ettim. Bu yüzden bugün bu tembelliğe bir son verip Watsons'tan aldığım bu BB Cream' i sizlere tanıtmak istiyorum.




Daha önce Garnier ve Pure Beuty BB Creamlerini denemiştim. Cildim çok kuru olmasına rağmen Garnier yapış yapış bir his bıraktı cildimde ve yarısına gelmeden ondan kurtuldum =) Pure Beauty de bitince bu BB Creami denemek istedim ve aldım. Malesef bu BB Cream de hayal kırıklığına uğrattı beni.

Ürünün iyi yönleri;

- Ciltle bütünleşiyor ve yağlı bir his bırakmıyor.
- Paraben içermiyor ve hayvanlar üzerinde test edilmiyor.
- SPF 15 içeriyor.

Kötü yönleri ise;

- Kesinlikle bir kapatıcılığı yok. Sürüp sürmemek çok bir şey değiştirmiyor. Sadece azıcık bir ışıltı katıyor cilde ve bu beni kesinlikle tatmin etmiyor.

- Nemlendirmesi de yeterli değil.

Yapısı ve uygulaması da şu şekilde;

* Resmin üzerine tıklayıp daha net görebilirsiniz.

Sevgilerimle..